JEOPOLİTİK BİLGİ ALTYAPISI VE ÖNGÖRÜ
Hiçbir şekilde basite alınmaması gereken Jeopolitik; bir ülkenin coğrafyasının o ülkenin oluşturacağı politikalar ile olan etkileşimi ile ilgilidir. Bir başka anlatımla Jeopolitik, bir ülkenin coğrafi konumunun kaçınılmaz olarak o ülkenin dış politikasını belirlemesidir (Göney, 1993:6). MÖ 500’lü yıllarda dahi uygulama alanı bulan bu konuda, Konfüçyüs ve General Sun-Tzu’nun çalışmalarının olduğunu biliyoruz.
Her konuda olduğu gibi jeopolitik konusunda da değerlendirmeler yapabilecek seviyeye gelmek, derin bir bilgiyi ve yüksek bir iradeyi gerektirir. Bu konuda kolay olan ve bizlere bir tepsi içinde sunulan hususlar çoğu zaman yanıltıcı ve maksatlıdır. Herkesin kolayca anlayabileceği basit bir jeopolitik esası önden hızlıca vererek, doğrudan kendi yönlendirmek istediği şekilde sonucu sunan sosyal medya paylaşımlarını bu kapsamda değerlendirmek gerekir. Oysa Lafontaine’nin dediği gibi hiçbir zafere, çiçekli yollardan geçilerek gidilmez. Şüphesiz başarıya giden yolda, sıkıntılar vardır, ter vardır, görünen veya görünmeyen çabalar ve uzun yorgunluklar vardır. Yapmamız gereken de gençlerimize ve bu alanla ilgili çalışanlara bu bilinci bilimsel esaslarla verebilmektir.
Jeopolitik değerlendirmelerde yapılabilecek en büyük hatalardan birisi konuyu sabit bir anlayışa oturtmaktır. Oysa jeopolitik canlı bir varlık gibi dinamiktir ve devletlerin hedefleriyle doğrudan ilgilidir (Kalelioğlu, 2000: 2-19). Bu anlamda son dönemde Baltık’tan ve Polonya’dan başlayıp güneye Akdeniz’e inen hattaki olayları anlamlandırmak ve jeopolitik resmi çizebilmek de dinamik bir anlayışı gerektirir (Alpar, 2021: 59-65).
Birçok disiplini içine alan Jeopolitik; coğrafya yanında kültürü, ekonomiyi, teknolojiyi, bilimi askeri ve pratik politikaları da kapsar. Aynı fikirde olan Lacoste, jeopolitik biliminin ilk bakışta fark edilmeyecek çok karmaşık bir bilgi demetini kapsadığını ve modern bilimsel araçların uygulamaya konulması da dahil çok farklı düzeylerde derin çalışmaları içerdiğini savunur (Lacoste, 1976: 6). Aynı şekilde Celerier’de devlet adamlarının ve jeopolitik konusunda uzmanların coğrafyanın sunduğu imkanlar ve kısıtlamalar konusunda bir arada ve uyum içinde çalışmaları gerektiğini vurgular (Celerier, 1961:9). Bir ülke ne kadar kaynaklara sahip olursa olsun bunu bir arada ve sinerji yaratacak şekilde kullanamazsa bir anlam ifade etmeyecektir (Alpar, 2023:9).
Genelde yapılan en büyük hatalardan birisi de her ülkenin coğrafyasının kendisine özgü olduğunun göz ardı edilmesidir. Şüphesiz her ülkenin konumundan kaynaklanan kendi coğrafyasına dayanan özellikleri vardır. Bu nedenle size uzak bir coğrafyanın gerçeklerini birebir kendinize uygulayamazsınız. Bir de bunu, kültür ve ekonomik gereklilikleri işin içine katmayan bir değerlendirme ile yaparsanız, ortaya çıkan hakikat herkesi şaşkınlık içinde bırakan bir hal alır. Bu nedenle Batı’da önde gelen dört ülkesi (ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya), birbirine ana noktalarda benzese de birbirinden ayrı dört ayrı jeopolitik ekol geliştirmişlerdir.
Diğer taraftan jeopolitik öngörü konularının eline sopa alanın ekran önünde adeta bir şova dönüştürdüğü bir alan olmadığı da açıktır. Şüphesiz bu alan belirli bir bilgi derinliğini gerektirir ve belirli bir zaman dilimi içerisinde bulunduğumuz yeri gerçeğe yakın olarak tespit etmemizi ve gelecek için anlamlandırmamızı sağlayan jeopolitik öngörü, bilimsel bilgiler yanında, bilimsel tahmin ve belli bir oranda sezilere ihtiyaç gösterir. Ancak bu kesinlikle, hiçbir bilimsel bilgiye dayanmayıp tamamen temelsiz tahmin şeklinde bir kehanet olamaz.
Değişimi görebilmek ve tedbirler geliştirebilmek derin bir öngörü anlayışını gerektirir (Alpar, 2022: 42). Bir olayın ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağının önceden anlamlandırabilme anlamındaki “Jeopolitik Öngörü” (TDK, 2022), bir politika belirleme aracı olarak devletler, örgütler ve kurumlar tarafından sıklıkla kullanılır. Bu kullanımı ile “gelecek çalışmaları” kapsamında ifade edilen ingilizce “foresight” terimini anlam olarak karşıladığı ifade edilebilir (Çeliktaş, 2009).
Bu noktada, geniş bir çerçevede ve bilgiye dayalı olarak birden fazla gelecek senaryosu ve vizyonu oluşturma amaçlı “ÖNGÖRÜ” kavramının, herhangi bir bilgiye dayanmayan bakış açıları ve sınırlı bilgi ve geneli içermeyecek örnekleme dayalı tahminlerden farklı bir anlam taşıdığı da açıktır.

Kaynakça:
Alpar, Güray. (2021). Uluslararası İlişkilerde Stratejiyi ve Coğrafyayı Anlamak, Palet Yayınları: Konya.
…………………. (2022). Stratejik Öngörü ve Uyanma Zamanı, Karınca Yayınları: Ankara.
…………………. (2023). From Geopolitic to Geostrategy, Palet Yayınları: Konya.
Celerier, Pierre. (1961). Géopolitique et Géostratégie (Jeopolitik ve Jeostrateji), P.U.F.: Paris.
Çeliktaş, M. S. (2009). Türkiye’de Yenilebilir Enerji Teknolojilerinin Gelecek Öngörüsü, Doktora Tezi. Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü.
Göney, Süha. (1979). Siyasi Coğrafya, Cilt II, İ.Ü. Yayın No. 2539, Coğrafya Enstitüsü Yayın No. 103, İstanbul.
…………………. (1993). Siyasi Coğrafya, İstanbul Üniversitesi Basımevi: İstanbul.
Kalelioğlu, Oğuz. (2000). Türkiye’nin Jeopolitiği, Genelkurmay Basımevi.
Lacoste, Yves. (1976). La Géographie, Ça Sert, D’abord, à Faire La Guerre (Coğrafya, Herşeyden Önce Savaş Yapmaya Y arar), François Maspero, Paris.