PETRO-DOLAR SALTANATININ SONU MU?
Doç. Dr. Merve KARACAER
GFI Ekonomi ve Finans Koordinatörü
1973 yılında, İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki Yom Kippur Savaşı sonrası OPEC ülkeleri, İsrail’i destekleyen Batılı ülkelere petrol ambargosu uygulayarak küresel bir enerji krizine neden olmuştur. Bu kriz, Washington ile Riyad yönetiminin petrol satışlarının ABD doları üzerinden fiyatlandırılması anlaşması ile çözüme ulaşmıştır. Bunun karşılığında ABD, Suudi Arabistan’a silah satışı, askeri yardım ve koruma sağlayacak, Suudi Arabistan ise fazla petrol gelirlerini ABD’nin hazine bonolarına yatıracak ve böylece ABD’ye devamlı yabancı sermaye girişi sağlanarak faiz oranları düşük seviyelerde tutabilecekti. İşte Dolar’ın küresel ticaretteki hegemonyası böyle başladı.
Haziran 2024 ile birlikte bu anlaşma sona erdi ve iki ülke arasında henüz yeni bir petro-dolar anlaşması gerçekleştirilmedi. Bu ne anlama geliyor derseniz, Riyad petrolün satışını dolar yerine avro, altın, Yuan ve hatta Bitcoin gibi başka bir para birimiyle gerçekleştirebilir. Bu da ABD’nin Arap ülkeleri üzerinde eskisi kadar etkin olmayacağı anlamını taşıyor.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir diğer husus ise BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika). 2024 yılı başında bu gruba 4 ülke daha eklendi (Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri). Bu birlikte özellikle Rusya, İran ve Çin petrol ticaretinin dolar ile yapılmasına karşı. Dolayısıyla BRICS üyeleri tarafından yeni dönemde geliştirilecek ortak bir para birimi dolara olan talebin azalmasına ve ABD tahvil piyasasının zayıflamasına yol açabilir. Pandemi sonrası enflasyonla mücadele eden ve halen eski ekonomik gücüne kavuşamayan ABD ekonomisi her an ciddi yüklerle karşı karşıya kalabilir.
Dolar küresel ticarette halen rezerv para olarak yer alsa da ABD’nin ekonomik zayıflığı, ABD ve Küresel Kuzey müttefiklerinin yasadışı yaptırımları diğer ülkelere karşı agresif bir şekilde kullanması ve BRICS gibi platformlar aracılığıyla küresel düzenin değişme olasılığı bir süredir gündemdeydi. Doların hakimiyeti, yavaş yavaş azalsa da, elbette ki bir süre daha devam edecektir. Ancak küresel işlemlerde daha fazla yerel para biriminin kullanılabileceğine ilişkin yeni kararlar alınması dengeleri her an değiştirebilir.