İçeriğe geç
Değerlendirme ve Analizler Kasım 14, 2024 4 dk okuma

GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ, ADAYI DOĞU AKDENİZ VE ORTA DOĞUYA YÖNELİK SİLAHLANDIRIYOR!

GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ, ADAYI DOĞU AKDENİZ VE ORTA DOĞUYA YÖNELİK SİLAHLANDIRIYOR!
Kasım 14, 2024 4 dk okuma

GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ, ADAYI DOĞU AKDENİZ VE ORTA DOĞUYA YÖNELİK SİLAHLANDIRIYOR!

Kıbrıs adasında Türkiye’nin 1974 yılında gerçekleştirdiği Barış Harekâtına kadar olan dönemde, aynı devleti paylaştıkları Türklere karşı acımasız katliamlar gerçekleştiren ve buna rağmen AB tarafından ödüllendirilerek, tek taraflı olarak, Avrupa Birliğine kabul edilen GKRY, adayı silahlandırmaya ve az da olsa karşılığını veren herkese satmaya devam ediyor. Bu noktada fanatik Rumların, bölgede barıştan ziyade her ne pahasına olursa olsun kendi kazanımlarını esas alan bir yaklaşım izlediğini ve buna yönelik girişimlerde bulunduğunu açıkça görebiliyoruz. Kısa vadede üs bölgeleri dağıtarak, ABD gibi bir devleti yanına aldığını düşünen, basında buna dair paylaşımlar yaparak sevinçten havaya uçan Rumların, orta ve uzun vadede çevre ülkelerde yarattığı kırgınlığın sonuçları ile karşı karşıya kalacağı da görülecektir.

Bu kapsamda Rumlar, daha önce İngilizlere ve bazı devletlere sağladığı askeri ayrıcalığı, tıpkı Yunanlılar gibi ABD askerlerine de adanın tek sahibiymiş gibi, uluslararası antlaşmalara aykırı olarak, sağlamakta hiçbir sakınca görmüyorlar. Oysa Kıbrıs, 1960 yılında kurulurken, ittifak ve güvenlik anlaşmaları esas alınmıştı. Bu konunun tek taraflı ihlalinin Kıbrıs Türklerine de benzer anlaşmalar yapma imkanını vereceğini de göz önünde tutmak gerekiyor. Yine adanın silahlanmasına ve askeri üslerle dolmasına izin vermenin, buraları kullanarak yapılacak tüm saldırıların da sorumluluğunu kabul etmek anlamına geldiğini ve bu durumun uzun vadeli sonuçlarının olacağını da unutmamak gerekiyor.

ABD, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile 2024-2029 yıllarını kapsayan bir “Savunma ve İşbirliği Yol Haritası” imzaladı ve bölgedeki stratejik konumunu arttırmaya devam ediyor. Kime ve neye karşı sorusu ise akıllardan çıkmıyor. Sonuçta ABD gibi bir devletin Dedeağaç’tan başlayarak, tüm Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de konuşlanmasının bir takım stratejik planlamaların sonucu olduğuna şüphe yok. Dengeler bozuluyor ve yapılan yığınaklanmaların bölgede barışa hizmet etmeyeceği az çok ortaya çıkıyor. ABD ile GKRY arasında yapılan ‘Savunma İş Birliğine İlişkin Yol Haritası’ anlaşmasının da Doğu Avrupa yapılanmasından sonra, Doğu Akdeniz ve Orta Orta Doğu yapılanmalarının merkezi olacağı iyice ortaya çıkıyor. ABD halihazırda Kıbrıs Rumlarından aldığı üsleri bölgeye yönelik olarak helikopter ve dikey iniş yapabilen uçaklarla silahlandırıyor ve büyük ihtimalle yakın bir gelecekte buralardaki halklara karşı kullanacak. Böylece bu üs vasıtasıyla, askerî açıdan Doğu Akdeniz, Suriye, Lübnan, Filistin’e etki etme ve Süveyş Kanalı da dahil olmak üzere Kuzey Afrika’ya ulaşma imkânı kazanacak. Son bir yıldır bölgede gelişen gelişmeleri, ABD’nin zayıflaması açısından sadece izlemekle yetinen Rusya ve Çin ise sessizliğini korumaya devam ediyor.

Neticede, terör örgütü PYD/YPG’yi “müttefik” olarak tanımlayan, ABD Temsilciler Meclisi üyesi Mike Waltz’ın yanında bazı görevlere atanacak isimler de düşünüldüğünde, her ne kadar Trump seçim kampanyalarında barışı sağlayacağını iddia etse de durumun civarımızdaki bölgeler açısından hiç de sanıldığı gibi kolay düzelmeyeceğini ve bu dönemde de yıkımları, çatışmaları ve savaşları görebileceğimizi söylemekte yarar var.

Doğu Akdeniz ve Orta Doğu mevcut kaynakları ve potansiyeli ile bölge halklarının refah dolu bir geleceği için hayati öneme haiz. Ancak, bölge dışı müdahalelerle ve bölge halkı birbirine karşı kullanılarak bu kaynaklardan bölge insanları yeterince yararlanamıyor. Bölgemiz ve civarının savaştan ve çatışmalardan ziyade barışa, bir araya gelmeye ve birlikte tüm bölgenin huzur ve refahını geliştirmeye ihtiyacı olduğu kesin. Kıbrıslı Rumların sadece kendilerini düşünen ve bölgeyi sıkıntıya sokan manevralarının, onları nerelere götüreceğini ise zaman gösterecek.

PAYLAŞ: