ÜNİVERSİTELERİN KÜLTÜR VE EĞİTİM DİPLOMASİSİNDEKİ ROLÜ: MANAS ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ
Kübra Merve TAŞ
Manas Üniversitesi
Kültür, toplumların birikimli uygarlığıdır. Tarihin ilk dönemlerinden beri güçlü bir uygarlık ve medeniyet yaratmış olan Türk toplumu, özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak, maksatlı olarak, kültürel olarak birbirinden uzaklaştırılmaya ve birbirine yabancılaştırılmaya çalışılmıştır. Bu ayrışmanın ana noktasını ise kültürün en önemli alt dallarından birisi olarak “dil” ayrıştırması üzerine yoğunlaştığı görülmüştür. Ancak kültürel yönden ne kadar birbirinden uzaklaştırılmaya çalışılsa da Türk toplumları ana kültürel unsurlarından bir şey kaybetmemiş, dil üzerinde yapılan ayrıştırıcı çalışmalar ise Türk Devletleri arasında oluşturulan ortak alfabe ile tekrar tarihi bağlara dönmeye başlamıştır.
Ciddi ve disiplinli bir çalışma ihtiyacı bulunan bu alanlarda başarıya ulaşmada eğitim kurumlarının ve üniversitelerin önemi inkar edilemez. Bu nedenle sivil toplum kuruluşlarıyla beraber üniversitelerin bir araya gelmesi ve belirlenen hedeflere ulaşmak için işbirliği yapması gerekmektedir. Aksi takdirde alınan kararlar, kağıt üzerinde kalmaya mahkum olacaktır.
Günümüzde diplomasi, yalnızca siyasi ve ekonomik ilişkilerle sınırlı kalmamakta, aynı zamanda kültürel ve sosyal alanlarda da güçlü bir etki alanı yaratmaktadır. Bu etki alanlarından biri de eğitim ve kültür diplomasisi olarak tanımlanabilir. Eğitim ve kültür diplomasisi, devletlerin yumuşak güçlerini kullanarak uluslararası ilişkilerini şekillendirme, kültürel etkileşimi artırma ve küresel işbirliklerini güçlendirme amacını güden bir strateji olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, eğitim kurumları, üniversiteler ve akademik işbirlikleri, devletlerin dış politikasının önemli bir aracı haline gelmektedir.
Eğitim ve kültür diplomasisi, uluslararası öğrenciler aracılığıyla kültürel işbirliği imkanlarını artırırken, aynı zamanda eğitim politikaları ve programları ile ülkeler arasında kalıcı dostluklar kurulmasına olanak tanır. Üniversiteler bu anlamda sadece bilimsel üretim merkezleri değil, aynı zamanda ülkeler arasındaki ilişkilerin güçlendiği birer diplomatik köprü görevi görmektedir. Türkiye, son yıllarda eğitim ve kültür diplomasisini etkin bir şekilde kullanan ülkelerden biri olarak dikkat çekmektedir.
Bu anlamda, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te bulunan Manas Üniversitesi, Türk-Kırgız ilişkileri açısından önemli bir eğitim kurumudur. 1995 yılında kurulan üniversite bugün binlerce gence Türk dilini, kültürünü ve tarihini öğreten bir merkez olarak, Türk Cumhuriyetleri arasında kültürel bağları kuvvetlendirmeyi amaçlamaktadır. Üniversite Türk gençlerinin atalarının başarılarından ilham alarak medeniyetin inşasına ve ilerlemesine katkı vermeyi hedeflemekte ve Cengiz Aytmatov gibi seçkin isimleri yetiştirmektir.
Manas Üniversitesi, Türk dünyasıyla olan akademik işbirliğinin güçlendirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Üniversite, sadece Kırgızistan’da değil, bölgedeki diğer Türk Cumhuriyetleri ve dünyanın dört bir yanından gelen öğrenciler için eğitim fırsatları sunarak, kültürel etkileşimi artırmakta ve Türkiye ile bu ülkeler arasındaki bağları derinleştirmektedir. Ayrıca, Türkçe’nin yayılmasında ve Türk dünyasının kültürel mirasının korunmasında Manas Üniversitesi’nin katkıları büyüktür. Günden güne gelişen üniversite 2 yıl üst üste dünyanın en başarılı 1000 yükseköğrenim kurumu arasına girerek prestijini artırmıştır. Üniversitenin mezunları dünyanın dört bir yanında üst kademe pozisyonlara gelerek Türk- Kırgız kardeşliğinin altın köprüsü olmuşlardır. Manas, nasıl ki Kırgızları birleştiren isimse Türk Dünyasını da birleştirecek eğitim kanalıdır.
Sonuç olarak, Türk Devletleri Teşkilatının oluşturulması geleceğe yönelik bir umut olmuştur. Diğer taraftan birlik ve dayanışma, ekonomik gelişme ve kalkınma ve kültürel bağların geliştirilmesi konusunda yapılacak daha bir çok husus bulunmaktadır ve Manas Üniversitesi örneğinde görüldüğü gibi üniversitelerin bu konulardaki birlikte ve işbirliği içerisinde çalışmasına ihtiyaç duyulmaktadır.