İçeriğe geç
Değerlendirme ve Analizler Temmuz 20, 2024 5 dk okuma

Diplomat Muzaffer AKYILDIRIM – Türkiye’nin 2024 2. Yarı Diplomatik Takvimi

Diplomat Muzaffer AKYILDIRIM – Türkiye’nin 2024 2. Yarı Diplomatik Takvimi
Temmuz 20, 2024 5 dk okuma

TÜRKİYE VE ULUSLARARASI ÖRGÜTLERLE İLİŞKİLER KAPSAMINDA JEOPOLİTİK ÖNGÖRÜ
Genel:
Türkiye, jeostratejik konumu ile küresel güvenlik ve ekonomik ilişkileri bakımından gücünü, katkılarını, vazgeçilmezliğini ve jeopolitik dengelere etki ve yön verme yeteneği ile sahada ve diplomasi masasında yerini korumaktadır.
Ülkemizin önde gelen uluslararası örgüt ve aktörlerle uzun yıllardır süregelen diplomatik birikime dayalı ilişki ve işbirliği, küresel sınama ve fırsatlarla beraber barış ve kalkınmaya yönelik atılım ve girişimler için öngörülebilir çalışma ve ön alıcı hazırlıkların önemini de öne çıkarmaktadır.
Ankara’da Haziran 2024’de faaliyete başlayan Jeopolitik Öngörü Enstitüsü’nün (Geopolitic Foresight Institute-GFI) “Uluslararası Örgütler ve STK’lardan sorumlu Koordinatörlüğü” olarak, küresel sıcak politik takvimle (RF-Ukrayna, İsrail-Filistin, Avrupa seçimleri vb) birlikte Türkiye’nin üye ve yakın temasta olduğu uluslararası örgütlerin kritik Zirve ve Üst Düzeyli toplantılarına yönelik izleme ve çalışma planımızı takipçi ve kamuoyumuzla paylaşmaktan onur duymaktayız.
Türkiye’nin 2024 2. Yarı Diplomatik Takvimi:
Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirve Toplantısı (Astana, 3-4 Temmuz 2024): Gözlemci konumumuzla takip edilmekte olan ŞİÖ Liderler Zirvesi ABD öncülüğündeki NATO ve AB ülkelerinin Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar, askeri baskı, tırmandırıcı söylem ve keskin kutuplaşmanın mevcut jeopolitik hassasiyeti artırabileceği öngörülmektedir. RF’in ŞİÖ üzerinden NATO’ya karşı taraftar toplama gayretini sürdürerek kutuplaşmayı artırmak suretiyle üzerindeki baskıyı kontrol altına almayı amaçladığı gözlenmektedir.
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayrı Resmi Zirvesi (Şuşa, 5-6 Temmuz 2024): Ortak Yatırım Fonu’nun tesisiyle giderek birlikte hareket etme yeteneğini artıran TDT, bölgesel ve küresel sınamalara ortak tepki ve yanıt verebilmek amacıyla enerji, ekonomik ve askeri alanlardaki etkinliğini hissettirmek yolundaki adımları gündemine almaktadır. KKTC’nin de Zirveye gözlemci olarak çağrılmasıyla, birlik stratejisi ve tanınmaya yönelik çabalara ivme kazandırılacağı akla gelmektedir.
Kuzey Atlantik İşbirliği Teşkilatı (NATO) Zirvesi (W.DC, 9-11 Temmuz 2024): Finlandiya ve İsveç’in katılımıyla 32 üyeye ulaşan NATO, askeri ve siyasi etkinliğini 2030 Stratejik Pusula hedefleri doğrultusunda artırmak ve RF’in Ukrayna’daki işgaline karşı eylemini artırma gayreti içindedir. NATO’nun RF ve Çin’e karşı uygulayacağı politikaları sert güç ve caydırıcılık (hard power and deterrence) temelinde konuşlandırma ve oluşumlarla destekleyebileceği akla gelmektedir. Yeni Genel Sekreterin (Hollanda’lı M. Rutte) seçiminin onaylanmasıyla AB içi politikaların da etkisinin artması olası görülmektedir.
Avrupa Birliği (AB): Mayıs ayında Avrupa Parlamentosu için yapılan seçimlerin ortaya çıkardığı politik ortam çerçevesinde, AB içinde liderlik ve bağımsız askeri güç oluşması dâhil, askeri, ekonomik ve küresel enerji-ulaşım koridorları üzerinde ABD’yle birlikte RF ve Çin’le ilişkilerde yeni bir strateji oluşturulması beklentisi hâkimdir. Temmuz-Aralık 2024 döneminde Dönem Başkanlığını üstlenecek Macaristan’ın AB’nin geleceğine dair öngörüleriyle birlik içinde RF ve Türkiye’ye karşı izlenecek tutum, jeopolitik varlık ve etkimizin korunması bakımından hayati önemde olacağı düşünülmektedir.
Stratejik Hedefler ve Jeopolitik Öngörü:
21nci yüzyılda yaşanan salgın, gıda ve mülteci sorunları ile tüm ülkeler ve insanlığı etkileyen bölgesel ihtilaflarla mücadele, insani ve girişimci diplomasi, jeo-politik ve jeo-ekonomik fırsatlar, Türkiye’ye bölgesel güç olma, çok yönlü diplomasi yürütme ve BM’nin etkinliğini artırmaya yönelik diplomatik ve ekonomik sınamaları beraberinde getirmektedir. Ancak, Ortadoğu ve Balkanlar, Orta Asya’daki kadim Türk Devletleri ile Rusya ve Çin gibi küresel güçlerle bağlantılılık (connectivity), enerji, ulaşım ve ticaret odaklı yatırımlar ve stratejik konumumuz, savunma sanayi başta milli güç unsurlarımız, sivil-askeri imkân ve yeteneklerimiz küresel görünümümüze katkı yapmakta ve güçlü yanlarımız öne çıkarılabilmektedir.
Bu kapsamda, “Birlikte Kazanmak ve Birlikte Kalkınmak” şiarı ve 100. yılını aşan Cumhuriyetimizin köklü uluslararası ilişkilerini sürdürmek, küresel ekonomik işbirliği ve kalkınma projelerine hız vererek barışcı çözümleri uluslararası gündeme taşımak için etkin kamu diplomasisi yürütülmesinin yararlı olacağı değerlendirilmektedir.

Diplomat Muzaffer AKYILDIRIM
GFI Uluslararası Örgütler ve STK’lar Koordinatörü

PAYLAŞ: