ABD KIBRIS’A YERLEŞİYOR!
Yakın müttefikimiz olarak! ABD, GKRY ile anlaşmalar imzalayarak buralara yerleşmeye çalışıyor. Bu anlamda daha önce silah ambargosunu kaldırdığı GKRY ile ikili savunma işbirliği anlaşmasını güçlendirmek için, uluslararası kurallara aykırı olarak 08 Eylül 2024 tarihinde yeni bir yol haritası protokolü imzaladı. Şüphesiz bu anlaşmanın hedefi açıkça aynı ittifak içinde yer aldığı Türkiye idi ve Türkiye’yi güneyden kuşatma hedefini taşıyordu.
ABD, GKRY’ne karşı uyguladığı ambargoyu 2022 yılında kaldırmış, 2023 yılında yenilemiş ve Yunanistan, GKRY ve İsrail devletlerini kendi kontrolü altında bir araya getirmeyi amaçlıyordu. Bu daha önce kendi kontrolü altına aldığı Romanya ve Bulgaristan’dan sonra bütünleştirici yeni bir hamleydi. Böylece stratejik bir hamle ile Baltık Denizinden başlayarak, Ege ve Akdeniz üzerinden İsrail ile bağlantılı bir hat oluşturmuş oldu. Böylece Gazze Saldırıları esnasında güç kaybeden İsrail’e destek sağlamadığını düşünüyor. Yunanistan ve GKRY’de ABD ile birlikte İsrail’i desteklemiş oluyor.
Ancak diğer taraftan ABD, NATO içinde aynı ittifakta yer aldığı Türkiye’yi, Kıbrıs Türklerini ve uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak AB üyesi GKRY ile bir anlaşma ile farklı ve bölgesel dengeleri sarsacak bir girişime imza atıyor. Oysa uluslararası anlaşmalar gayet açık ve GKRY adanın tek temsilcisi değil. Adada İngiliz üsleri mevcut. Şimdi bunların yanında ABD kara, deniz ve hava güçleri bölgede konuşlanarak İsrail’in güvenliğini buradan sağlamaya çalışacak.
ABD’nin Türkiye’yi dışarıda bırakarak oluşturmaya çalıştığı bu bölge gerçeklerine uymayan girişimi karşısında atılabilecek adımlar ise şu şekilde sıralanabilir:
- KKTC ile savunma ve güvenlik işbirliği anlaşması imzalamalı,
- Türkiye KKTC’de deniz ve hava üsleri kurmalı,
- Türkiye ile KKTC arasında MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) İşbirliği anlaşması imzalanmalı,
- Türkiye ve KKTC, bu bölgede petrol ve doğalgaz arama ve sondaj çalışmalarına derhal başlamalı,
- Diğer konularda başlatılan çalışmalar genişletilerek devam ettirilmelidir.
Sonuç olarak, Kıbrıs adası Türkiye için stratejik bir önem sahiptir ve bu bölgede kendisine karşı geliştirilecek her türlü hareket kırmızı çizgisidir, hayati öneme haizdir. Bu bölgelerde Türkiye karşıtı her hareket ne olursa olsun görmezden gelinemez, göz ardı edilemez. ABD ve GKRY arasında imzalanan anlaşma ise tıpkı ABD’nin kendi dibinde yer alan ve güvenliği için önemli gördüğü Küba’ya Füze yerleştirilmesine izin vermemesi gibi asla kabul edilemez.
ABD KIBRIS’A YERLEŞİYOR!
Yakın müttefikimiz olarak! ABD, GKRY ile anlaşmalar imzalayarak buralara yerleşmeye çalışıyor. Bu anlamda daha önce silah ambargosunu kaldırdığı GKRY ile ikili savunma işbirliği anlaşmasını güçlendirmek için, uluslararası kurallara aykırı olarak 08 Eylül 2024 tarihinde yeni bir yol haritası protokolü imzaladı. Şüphesiz bu anlaşmanın hedefi açıkça aynı ittifak içinde yer aldığı Türkiye idi ve Türkiye’yi güneyden kuşatma hedefini taşıyordu.
ABD, GKRY’ne karşı uyguladığı ambargoyu 2022 yılında kaldırmış, 2023 yılında yenilemiş ve Yunanistan, GKRY ve İsrail devletlerini kendi kontrolü altında bir araya getirmeyi amaçlıyordu. Bu daha önce kendi kontrolü altına aldığı Romanya ve Bulgaristan’dan sonra bütünleştirici yeni bir hamleydi. Böylece stratejik bir hamle ile Baltık Denizinden başlayarak, Ege ve Akdeniz üzerinden İsrail ile bağlantılı bir hat oluşturmuş oldu. Böylece Gazze Saldırıları esnasında güç kaybeden İsrail’e destek sağlamadığını düşünüyor. Yunanistan ve GKRY’de ABD ile birlikte İsrail’i desteklemiş oluyor.
Ancak diğer taraftan ABD, NATO içinde aynı ittifakta yer aldığı Türkiye’yi, Kıbrıs Türklerini ve uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak AB üyesi GKRY ile bir anlaşma ile farklı ve bölgesel dengeleri sarsacak bir girişime imza atıyor. Oysa uluslararası anlaşmalar gayet açık ve GKRY adanın tek temsilcisi değil. Adada İngiliz üsleri mevcut. Şimdi bunların yanında ABD kara, deniz ve hava güçleri bölgede konuşlanarak İsrail’in güvenliğini buradan sağlamaya çalışacak.
ABD’nin Türkiye’yi dışarıda bırakarak oluşturmaya çalıştığı bu bölge gerçeklerine uymayan girişimi karşısında atılabilecek adımlar ise şu şekilde sıralanabilir:
- KKTC ile savunma ve güvenlik işbirliği anlaşması imzalamalı,
- Türkiye KKTC’de deniz ve hava üsleri kurmalı,
- Türkiye ile KKTC arasında MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) İşbirliği anlaşması imzalanmalı,
- Türkiye ve KKTC, bu bölgede petrol ve doğalgaz arama ve sondaj çalışmalarına derhal başlamalı,
- Diğer konularda başlatılan çalışmalar genişletilerek devam ettirilmelidir.
Sonuç olarak, Kıbrıs adası Türkiye için stratejik bir önem sahiptir ve bu bölgede kendisine karşı geliştirilecek her türlü hareket kırmızı çizgisidir, hayati öneme haizdir. Bu bölgelerde Türkiye karşıtı her hareket ne olursa olsun görmezden gelinemez, göz ardı edilemez. ABD ve GKRY arasında imzalanan anlaşma ise tıpkı ABD’nin kendi dibinde yer alan ve güvenliği için önemli gördüğü Küba’ya Füze yerleştirilmesine izin vermemesi gibi asla kabul edilemez.
ABD KIBRIS’A YERLEŞİYOR!
Yakın müttefikimiz olarak! ABD, GKRY ile anlaşmalar imzalayarak buralara yerleşmeye çalışıyor. Bu anlamda daha önce silah ambargosunu kaldırdığı GKRY ile ikili savunma işbirliği anlaşmasını güçlendirmek için, uluslararası kurallara aykırı olarak 08 Eylül 2024 tarihinde yeni bir yol haritası protokolü imzaladı. Şüphesiz bu anlaşmanın hedefi açıkça aynı ittifak içinde yer aldığı Türkiye idi ve Türkiye’yi güneyden kuşatma hedefini taşıyordu.
ABD, GKRY’ne karşı uyguladığı ambargoyu 2022 yılında kaldırmış, 2023 yılında yenilemiş ve Yunanistan, GKRY ve İsrail devletlerini kendi kontrolü altında bir araya getirmeyi amaçlıyordu. Bu daha önce kendi kontrolü altına aldığı Romanya ve Bulgaristan’dan sonra bütünleştirici yeni bir hamleydi. Böylece stratejik bir hamle ile Baltık Denizinden başlayarak, Ege ve Akdeniz üzerinden İsrail ile bağlantılı bir hat oluşturmuş oldu. Böylece Gazze Saldırıları esnasında güç kaybeden İsrail’e destek sağlamadığını düşünüyor. Yunanistan ve GKRY’de ABD ile birlikte İsrail’i desteklemiş oluyor.
Ancak diğer taraftan ABD, NATO içinde aynı ittifakta yer aldığı Türkiye’yi, Kıbrıs Türklerini ve uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak AB üyesi GKRY ile bir anlaşma ile farklı ve bölgesel dengeleri sarsacak bir girişime imza atıyor. Oysa uluslararası anlaşmalar gayet açık ve GKRY adanın tek temsilcisi değil. Adada İngiliz üsleri mevcut. Şimdi bunların yanında ABD kara, deniz ve hava güçleri bölgede konuşlanarak İsrail’in güvenliğini buradan sağlamaya çalışacak.
ABD’nin Türkiye’yi dışarıda bırakarak oluşturmaya çalıştığı bu bölge gerçeklerine uymayan girişimi karşısında atılabilecek adımlar ise şu şekilde sıralanabilir:
- KKTC ile savunma ve güvenlik işbirliği anlaşması imzalamalı,
- Türkiye KKTC’de deniz ve hava üsleri kurmalı,
- Türkiye ile KKTC arasında MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) İşbirliği anlaşması imzalanmalı,
- Türkiye ve KKTC, bu bölgede petrol ve doğalgaz arama ve sondaj çalışmalarına derhal başlamalı,
- Diğer konularda başlatılan çalışmalar genişletilerek devam ettirilmelidir.
Sonuç olarak, Kıbrıs adası Türkiye için stratejik bir önem sahiptir ve bu bölgede kendisine karşı geliştirilecek her türlü hareket kırmızı çizgisidir, hayati öneme haizdir. Bu bölgelerde Türkiye karşıtı her hareket ne olursa olsun görmezden gelinemez, göz ardı edilemez. ABD ve GKRY arasında imzalanan anlaşma ise tıpkı ABD’nin kendi dibinde yer alan ve güvenliği için önemli gördüğü Küba’ya Füze yerleştirilmesine izin vermemesi gibi asla kabul edilemez.
ABD KIBRIS’A YERLEŞİYOR!
Yakın müttefikimiz olarak! ABD, GKRY ile anlaşmalar imzalayarak buralara yerleşmeye çalışıyor. Bu anlamda daha önce silah ambargosunu kaldırdığı GKRY ile ikili savunma işbirliği anlaşmasını güçlendirmek için, uluslararası kurallara aykırı olarak 08 Eylül 2024 tarihinde yeni bir yol haritası protokolü imzaladı. Şüphesiz bu anlaşmanın hedefi açıkça aynı ittifak içinde yer aldığı Türkiye idi ve Türkiye’yi güneyden kuşatma hedefini taşıyordu.
ABD, GKRY’ne karşı uyguladığı ambargoyu 2022 yılında kaldırmış, 2023 yılında yenilemiş ve Yunanistan, GKRY ve İsrail devletlerini kendi kontrolü altında bir araya getirmeyi amaçlıyordu. Bu daha önce kendi kontrolü altına aldığı Romanya ve Bulgaristan’dan sonra bütünleştirici yeni bir hamleydi. Böylece stratejik bir hamle ile Baltık Denizinden başlayarak, Ege ve Akdeniz üzerinden İsrail ile bağlantılı bir hat oluşturmuş oldu. Böylece Gazze Saldırıları esnasında güç kaybeden İsrail’e destek sağlamadığını düşünüyor. Yunanistan ve GKRY’de ABD ile birlikte İsrail’i desteklemiş oluyor.
Ancak diğer taraftan ABD, NATO içinde aynı ittifakta yer aldığı Türkiye’yi, Kıbrıs Türklerini ve uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak AB üyesi GKRY ile bir anlaşma ile farklı ve bölgesel dengeleri sarsacak bir girişime imza atıyor. Oysa uluslararası anlaşmalar gayet açık ve GKRY adanın tek temsilcisi değil. Adada İngiliz üsleri mevcut. Şimdi bunların yanında ABD kara, deniz ve hava güçleri bölgede konuşlanarak İsrail’in güvenliğini buradan sağlamaya çalışacak.
ABD’nin Türkiye’yi dışarıda bırakarak oluşturmaya çalıştığı bu bölge gerçeklerine uymayan girişimi karşısında atılabilecek adımlar ise şu şekilde sıralanabilir:
- KKTC ile savunma ve güvenlik işbirliği anlaşması imzalamalı,
- Türkiye KKTC’de deniz ve hava üsleri kurmalı,
- Türkiye ile KKTC arasında MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) İşbirliği anlaşması imzalanmalı,
- Türkiye ve KKTC, bu bölgede petrol ve doğalgaz arama ve sondaj çalışmalarına derhal başlamalı,
- Diğer konularda başlatılan çalışmalar genişletilerek devam ettirilmelidir.
Sonuç olarak, Kıbrıs adası Türkiye için stratejik bir önem sahiptir ve bu bölgede kendisine karşı geliştirilecek her türlü hareket kırmızı çizgisidir, hayati öneme haizdir. Bu bölgelerde Türkiye karşıtı her hareket ne olursa olsun görmezden gelinemez, göz ardı edilemez. ABD ve GKRY arasında imzalanan anlaşma ise tıpkı ABD’nin kendi dibinde yer alan ve güvenliği için önemli gördüğü Küba’ya Füze yerleştirilmesine izin vermemesi gibi asla kabul edilemez.