İçeriğe geç
Değerlendirme ve Analizler Temmuz 6, 2026 7 dk okuma

NATO’NUN ARKANSAS-ANKARA (ARAN) HATTI

NATO’NUN ARKANSAS-ANKARA (ARAN) HATTI
Temmuz 6, 2026 7 dk okuma

NATO’NUN ARKANSAS-ANKARA (ARAN) HATTI

Aslında Rutte’nin sıradan ve tesadüfi olarak gözüken, Arkansas-Ankara (ARAN) hattını gündeme getirmesi son derece önemli ve Jeopolitik açıdan ayrıntılı olarak değerlendirildiğinde, geleceğe yönelik birçok öngörüyü de aklımıza getiriyor.

Bir tarafta Çin’in, deneme amaçlı olarak nükleer denizaltısından fırlattığı balistik füzeler, Japonya, Avustralya ve Yeni Zelenda gibi ülkelerde endişeye yol açarken, Rusya’nın Ukrayna’nın başkenti Kiev’e yönelik düzenlediği geniş çaplı balistik füze ve insansız hava aracı saldırıları, bunun ötesinde anlaşılmaz bir şekilde NATO üyesi bir ülkenin (Yunanistan) İsrail ile birlikte Adalar Denizinde Akdeniz’de dengeleri değiştireceğini iddia ettikleri ortak tatbikat. İsrail’in Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Romanya’ya kuşatmaya yönelik füze yerleştirme girişimleri, Doğu Akdeniz, Balkanlar ve Karadeniz’de radar ve önleme sistemlerini tek merkezde toplamaya yönelik girişimleri. ABD kongresindeki bazı parlamenterlerin (Özellikle Yunan asıllı) Türkiye’ye uçak motoru satışını önlemeye yönelik hamleleri…. Rusya Federasyonu düşünce kuruluşları tarafından NATO toplantısı öncesi yapılan geniş katılımlı yeni dünya düzeni etkinliği, İran Savunma Bakan Vekili tarafından, dışarıdan ithal edilen savunma modellerinin başarısızlığı tecrübesi göz önünde bulundurularak İslam ülkeleri arasında güvenlik mekanizması önerisi…

NATO içerisinde tarihindeki en kritik kararların alınacağı Ankara Zirvesi öncesi NATO içerisindeki olumsuzluklar dışarıdan böyle gözüküyor. Başka bir ittifak içinde böyle ayrılıklar olsa zaten o ittifak ilk fırsatta dağılır giderdi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin, 2025’te Lahey’de verilen sözlerin, 2026 Ankara Zirvesinde hayata geçirileceğini vurgularken, Arkansas-Ankara (ARAN) hattını vurgulaması ise olayın olumlu boyutu. Savunma Harcamalarını artırarak, sanayi işbirliği yoluyla, istihdamı artırmak, güçlenerek caydırıcılık sağlamak ve hep birlikte başarıya ulaşmak.

Arkansas, ABD’nin askeri üslerinin bulunduğu stratejik bir bölge. Siyasi geçmişi ile dikkat çekiyor.

2001 yılında Arkansas Valiliğinin yayınladığı bildiri ile sadece Ermenileri değil, I. Dünya Savaşında hayatını kaybeden milyonlarca Türkü de anması oldukça önemlidir.

Son olarak hava savunma füzelerinin üretimini artırmak maksadıyla, burada yeni üretim tesislerinin temelinin atıldığı da biliniyor. Bu tesislerde füze motorları yapay zekâ destekli olarak, gelişmiş üretim teknolojileri kullanılarak daha hızlı ve yüksek adetlerde üretilecek.

Sonucun NATO açısından olumlu ya da olumsuz olması ise Ankara Zirvesine katılan ülke liderlerinin ve bunların altındaki teknik heyetlerin bilgi altyapılarına ve vizyonlarına bağlı olarak değişecek.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan gibi ülkelerin, sırf kendi bitmek bilmeyen hayali hedeflerini gerçekleştirmek adına her fırsatta AB, ABD ve NATO gibi büyük organizasyonları kısır çıkmazlara sürüklemeleri, hiç de olumlu sonuçlar vermiyor. Diğer taraftan tüm Avrupa için “bir güvenlik sorunu” var denilirken, diğer taraftan Türkiye’nin bütünlüğüne ve savunmasına yönelik saçma engellemeler yaratmak, her türlü ciddiyetten uzak gözüküyor. Öncelikle NATO içerisinde yeni dönemde bu durumun göz önünde bulundurulması ve küçük lobilerin kullanılarak, Türkiye’nin gelişmesini önlemeye yönelik yaptırım, önleme, ayrılıkçı unsurları destekleme gibi düşmanca faaliyetlerden özellikle uzak durulması önem taşımaktadır. Bu husus Rutte’nin belirlediği hattın çökmemesinin ana noktasını oluşturuyor.

Bunun yanında, Rutte’nin vurguladığı, Türkiye’nin savunma sanayi açısından diğer müttefikleri de desteklemesi konusunu gözden uzak tutmamak gerekiyor. Üstelik Türkiye ittifak içerisinde güvenilir ve yükümlülüklerini her zaman gerçekleştiriyor.

NATO Genel Sekreterinin açıklamalarından ayrıca şu sonuçları çıkarmak mümkün:

-Bu Zirvede savunma harcamaları ve yükümlülükler en önemli tartışma konularından birisi olacak. Daha fazla kaynağa ihtiyaç var. Güçlü Avrupa, güçlü NATO demektir.

Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu sistemler, başta uçaklar ve hava savunma sistemleri olmak üzere,  NATO içinden karşılanacak.

– Savunma sanayi yatırımlarıyla ekonomiler de güçlendirilecek.

-Avrupa 660 milyon nüfuslu Avrupa artık kendisinin korumak için 350 milyon nüfuslu ABD’ye güvenmeyecek. Bu Türkiye’nin Avrupa Güvenlik Mimarisinde öne çıkması anlamına geliyor.

-NATO, çatışmalarda Ukrayna’nın yanında durmaya devam edecek.

-Pasifik bölgesindeki krizler Transatlantik bölgesini de etkilediğinden NATO’nun ilgi alanlarında bazı değişiklikler beklenebilir.

-Hürmüz Boğazının güvenliği Avrupa kadar NATO için de önemlidir.

Sonuç olarak, dünyanın değiştiği bir ortamda NATO’da değişmek ve geleceğe göre kendisini yenilemek zorundadır.

Bunun birbirine karşı ve birbirini yok eden bir anlayışla oluşturulması mümkün değildir. Diğer taraftan hiçbir uluslararası anlaşma ya da ittifak Türkiye’nin milli duruşuna da aykırı olmamalıdır.

Bu noktada Türkiye’nin sağlamış olduğu gelişmelerin yanında, sağlam ve güven veren duruşunun güvenlik mimarisinin oluşumdaki öneminin farkında olunması ve değerinin bilinmesi oldukça önemlidir. Bu konuda samimi olunması da hayati önemdedir. Geçmişin iyi değerlendirilmemiş kısır dönemeçlerine hapsolmuş cahil kör aklı ve küçük marjinal grupların maksatlı ve anlamsız isteklerine saplanmış bir anlayışla geleceğin, güvenliğin ve refahın oluşturulamayacağı açıkça ortadadır. Bu konuda önceden daha rahat davranmayı alışkanlık haline getirmiş bir Avrupa, bugün kendi güvenliğinin tehlikede olduğu bir ortamda fantezi meraklısı marjinal grupların ve isteklerinde sınır tanımayan ülkelerin peşinde oyuncak olmaya devam etmesi güvenlik mimarisini çökertecektir. Bu konuda ciddileşmenin zamanı gelmiştir.

Bunların da ötesinde sadece silahlı gücüne dayalı saldırı ve yok etmeye değil, her şeyden önce caydırıcılığı ve yaşatmayı hedefleyen, adaletli bir NATO sisteminin refahı ve geleceği yakalayacağını da unutmamak gerekir. Önemli olan bu coğrafyalarda yeni savaşlar için ortamlar yaratmak değil, savaşların ve çatışmaların nasıl önceden önlenebileceği, başlayanların ise süratle sonlandırılması yeteneğidir. İnsanı esas alarak, farklılıklar üzerine değil benzerlikler üzerine yoğunlaşmaktır. Kısaca tüm dünyaya umut verecek yeni şeyler söyleme zamanı. Bilgelik ve akıl bunu gerektirir.

Bu anlamda Arkansas-Ankara (ARAN) bağlantısının gerçekçi ve sağlam oluşturulmasının, özellikle her iki ayağının da samimi duruşuna bağlı olduğunu herkes biliyor. Bunun ne oranda gerçekleşeceğini ise zirve sonucunda daha iyi göreceğiz.

PAYLAŞ:

Diğer Yazılar

Değerlendirme ve Analizler
15 TEMMUZ: GASSALIN ELİNDE MEYYİT OLMAK