DÜNYA YENİDEN ŞEKİLLENİYOR…
Doç. Dr. Güray ALPAR
Aslına bakarsanız birçok kişi, Trump’ı jeopolitikten anlamayan bir iş adamı olarak görüyor ve işin medyatik yönüyle ilgilenmekle vakit geçiriyor…
Ama uygulamalar, bu işi bilenler tarafından, derinliğine analiz edildiğinde ise durumun hiç de öyle olmadığını açıkça görülüyor.
Ukrayna-Rusya arasındaki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik görüşmeler için Alaska’nın seçilmesinde de aynı şey oldu. Görüşme yeri olarak Alaska’da bir askeri üssün seçilmesinden başlayarak, karşılama törenindeki sıra dışı görüntüler ve ertesinde verilen mesajlar, son derece anlamlı ve bilinçli bir seçimin izlerini taşıyor.
Diğer taraftan öyle bir yer seçilmişti ki Ruslardan satın alınmış ABD toprağı olması bir yana, tıpkı Zengezur Koridoruna yönelik Trump etkisi gibi “öylesine ortada ve ben buradayım” diyor.
Kim ne derse desin Trump önceden gelen tecrübesinin yanına, devlet tecrübesini de koyduğunun mesajını verdi. Diğer taraftan Trump’ı devlet tecrübesi olmayan ve sıradan bir iş adamı olarak görüp gülümseyenlerin kendisi, belki de bu sefer kendileri gülünecek duruma geldi.
Dikkat edilirse Trump şu konuları gündeme getirdi:
- 3. Dünya Savaşının önlenmesi,
- Barışın inşası,
- Mahkumların serbest bırakılması,
- Katliamın durdurulması,
- Nobel Barış Ödülü,
- İlerleme kaydetmek,
- Sonraki görüşme Rusya’da,
- Şimdilik Rusya’ya yaptırım yok.
Aslında ABD ve geleceğin düzeninin oluşturulmasına yönelik içinde tek bir kelime bile yok. İlginç değil mi?
Öyleyse burada oyun kurucunun Trump olduğunu bilerek, onun konuşmalarını bir tarafa koyalım ve sadece Putin’in konuşmasına bakalım.
- Alaska, Rusya ve ABD ortak tarihinin önemli bir parçası, Ülkelerimizin askeri yoldaşlık ve ittifak ruhuyla ortak düşmanları yendiği tarihi örnekleri unutmayacağız,
- Bu mirasın en zor koşullarda bile karşılıklı yarar sağlayan eşit ilişkileri yeniden kurmamıza ve inşa etmemize yardımcı olacağına eminiz,
- Rusya ile ABD arasındaki ortaklık büyük bir potansiyele sahip,
- Er ya da geç durumu düzeltmek ve kavgadan diyaloğa geçmek gerekiyor. Bu bağlamda iki devlet başkanının yüz yüze görüşmesine gerçekten ihtiyaç vardı,
- Trump ile doğrudan “çok iyi” etkileşim kurduk, Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Rusya’yı birkaç kez ziyaret etti, iki ülkenin dışişleri bakanları ve yardımcıları arasında sürekli temas var,
- Ülkelerimiz okyanuslarla ayrılsa da aslında bizler yakın komşuyuz,
- Görüşme yapıcı, faydalı ve saygıya dayalı gerçekleşti,
- ABD’de yeni yönetimin iktidara gelmesiyle ikili ticaret hacmi artmaya başladı. İkili ticaret hacmi yüzde 20 arttı. Ortak çalışmalar için pek çok ilgi çekici alanımız var,
- Rusya ile ABD arasında ticaret ve yatırım alanındaki ortaklığın büyük bir potansiyele sahip olduğu aşikâr. İki ülkenin ticaret, enerji, dijital ve yüksek teknoloji ve uzay gibi alanlarda birbirlerine sunabileceği çok şey var,
- ABD ile Arktika konusunda da çalışmalar yapabiliriz,
- Ülkelerimizin yeni sayfa açması ve işbirliğine dönmesi önemli. Bunu yapmamız lazım,
- Ukrayna’nın güvenliğinin sağlanması gerekiyor. Trump’ın, krizin özünü ve köklerini anlamak istediğini görüyoruz. Ukrayna’da yaşananlar güvenliğimize temel tehditlerle bağlantılı. Bundan ziyade Ukrayna halkını kardeş olarak gördük ve görüyoruz. Köklerimiz bir. Tüm olanlar bizim içi trajedi ve acı,
- Ukrayna meselesinin sağlam ve uzun vadeli çözümü için krizin temel nedenlerinin ortadan kaldırılması, Rusya’nın tüm meşru endişelerinin dikkate alınması, Avrupa ve dünyada güvenlik alanında adil bir dengenin sağlanması gerekiyor. Trump’ın, Rusya’nın ulusal çıkarlarını anladığını görüyoruz.
Putin’in konuşması ne kadar farklı ve toplantının ana esaslarını ayrıntılı olarak anlatıyor. Öyleyse Trump’ı esas alıp onun stratejiden anlamadığını söylemeye devam mı edelim?
Bu noktada herkes beden dili, yaş, boy gibi özellikler üzerinde biraz da esprili bir şekilde yorum yapmaya devam ederken, bizim jeopolitik öngörümüze göre, Putin’in söyledikleri daha doğru ve toplantıda görüşülen hususları içeriyor gibi…
Sonuçta Putin, tıpkı Sovyetler Birliği döneminde olduğu gibi, bir güç merkezi olarak kabul edilmiş ve muhatap alınmış gözüküyor. Diğer taraftan ABD ve Rusya arasında her iki ülkenin çıkarlarına uygun olarak, geleceğe yönelik küresel işbirliği yapılması yönünde girişimler ortaya çıkıyor. Avrupa’nın ise bir köşeye atılmış olduğu görülüyor.
Kısaca, toplantı yeri ve verdiği mesajlar doğrultusunda, Ukrayna’da barışın sağlanmasının ötesinde, yüzyılın yeniden şekillendirildiğine tanık oluyoruz. Buna yönelik ilerlemeleri ve daha açık emareleri ilerleyen safhalarda net bir şekilde görmeye başlayacağız. Trump ise, Biden sonrası belirlenen hedeflerini adım adım gerçekleştiren sıra dışı uygulamalara sanki devam ediyor.