RUSYA, NEDEN KUZEY DOĞU AVRUPA’DA KAOSU YÜKSELTME STRATEJİSİ İZLİYOR?
İlyas Süpürgeci, 18.09.2025
ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesi konusundaki tutumundan memnun olmadığını açıkça beyan ediyor.
İngiltere’de basın toplantısı düzenleyen ABD Başkanı Donald Trump, Rusya-Ukrayna Savaşı’nı bitirme konusunda, “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in tutumundan rahatsızım” dedi ve Putin’le daha önceki iyi ilişkilerinden dolayı bu savaşı kolayca bitirebileceğini düşündüğünü ancak sonuçtan hayal kırıklığına uğradığını söyledi. ABD Başkanı, Rusya-Ukrayna savaşını bitirecek tek çözüm yolunu da açıkladı.
Rusya’nın Ukrayna’dan daha fazla asker kaybettiğini düşünen Trump, Avrupa ülkelerinin halen Rusya’dan petrol almaya devam ettiklerini ve bundan memnun olmadığını ifade ederek, net bir şekilde ifade ediyorum: Petrol fiyatları düşerse Putin’in pes etmekten başka çaresi kalmayacak.
“Basit bir şekilde şunu söylüyorum: Petrol fiyatları düşerse, Putin’in savaşı bitirmekten başka çaresi kalmayacaktır.” değerlendirmesini yaptı.
Trump, Hindistan’a da Rusya’dan silah ve enerji almaması konusunda baskı yapıyor.
Trump, Rusya’nın Ukrayna’da savaşı sürdürme konusunda hassas taraflarını yakalamış durumda ancak sadece Rusya’nın petrol gelirlerini azaltmak, Trump’ı istediği noktaya getirebilecek mi? Konuyu birkaç yönüyle incelemekte fayda var.
Peki Rusya neden bu bölgede kaosu yükseltme stratejisi izliyor:
■ Tarafların siyasi ve güvenlik boyutlarında savaştan beklentileri bakımından, aralarında ateşkesin ve barışın makul şartları oluşmamıştır.
■ Sahada güçler arasında bir denge ve durağanlık hâkim olmuştur ve bir yıpratma savaşına dönüşmüştür.
■ Rusya için de savaşın maliyeti başlangıçtaki hesap edildiği gibi değil artık; sıcak çatışma ortamı devam ettikçe Rusya’nın stratejik seviyedeki kayıpları artarak devam ediyor; savaş ekonomisi devam ettiği sürece aslında ekonominin genel durumu ciddi sorunlarla karşılaşacaktır.
■ Batı Avrupa güçleri ve genel olarak NATO ülkeleri her geçen gün dayanıklılıklarını artırıyorlar, stratejik dönüşüm yaşıyorlar ve ortak güç biriktirmeyi sürdürüyorlar.
■ ABD ile Batı Avrupa güçleri arasındaki başlangıçta var olan görüş ayrılıkları zaman geçtikçe ABD’ye boyun eğme ve tekrar ABD’nin liderliğinde bütünleşme istikametinde bir seyir izlemektedir. Bu özellikle Ortadoğu’da İsrail saldırganlığı ve soykırımı merkezli gelişmelerde; Batı’nın ABD liderliğinde genel olarak birlikte hareket ettiğini somut olarak ortaya koymuştur.
SONUÇ OLARAK: Rusya, savaşı bölgeye yayma emaresi olarak anlaşılabilecek, son günlerdeki, NATO ülkelerinin hava sahasını ihlal girişimlerini bilinçli olarak yapmaktadır. ABD’nin “Küresel Kontrollü Kaos” Stratejisine karşıt olarak bu yola başvurduğu ve durumun her an kontrolden çıkabileceği algısını yaymak istiyor olabileceği değerlendirilebilir.
ABD’yi Anlaşmaya ve Rusya’nın isteklerini kabule zorlamak için çabaladığı anlaşılmaktadır. ABD başkanı Trump’ın kişisel liderlik ve etkinlik gücünün zaman geçtikçe erozyona uğradığını Putin de görmektedir; yani zaman Putin’in aleyhine işlemektedir denilebilir.
Bu durum liderler diplomasisinin muhtemel bir anlaşmadaki rolünü de zayıflatmaktadır. Ukrayna’nın ve Avrupa’nın ihtiyacı olan güvenlik garantilerinin gerektirdiği şartları büyük ölçüde Rusya kabul etmek zorunda kalabilir.
