JEOPOLİTİK DEĞİŞİMLERİN DÜNYA EKONOMİSİNE ETKİSİ
MERVE KARACAER
GFI EKONOMİ VE FİNANS KOORDİNATÖRÜ
Küresel Tedarik Zincirleri Üzerindeki Etkiler:
- Küresel Tedarik Zincirlerindeki Kopmalar: Pandemi sonrası Çin ve diğer Asya ülkelerinde süren tedarik sorunları, Rusya-Ukrayna savaşı gibi olaylar, küresel tedarik zincirlerinin istikrarını tehdit ediyor.
- 2023 verilerine göre, ABD ve AB, Asya’dan ithalatlarını azaltıp tedarik zincirlerini yerelleştirme eğilimi göstermiştir. Öte yandan 2024 yılında ABD, Avrupa ve Çin’in, özellikle yarı iletken ve enerji gibi stratejik sektörlerde yerel üretimi artırma politikaları, Asya merkezli tedarik zincirlerinden ayrılma eğilimini sürdürüyor. Bu dönüşüm, imalat maliyetlerini artırarak enflasyonu destekliyor.
- Dünya Ticaret Örgütü (WTO) verilerine göre, 2022 yılında küresel ticaret hacmi %3,5 büyüdü, ancak 2023’te %1,7’ye kadar yavaşladı. Bu yavaşlama, jeopolitik belirsizlikler ve tedarik sorunlarından kaynaklanmaktadır.
- Sonuç: Tedarik zincirindeki sorunlar maliyetleri artırarak, enflasyonu yukarı çekmekte ve büyümeyi yavaşlatmaktadır. Ülkeler, özellikle kritik alanlarda yerel tedarik zincirleri oluşturarak dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.
Makroekonomik Değişkenler Üzerindeki Etkiler:
- a) Enflasyon
- Enflasyon Artışına Neden Olan Faktörler: Enerji maliyetlerinin yükselmesi, gıda tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar ve ithalat maliyetlerinin artması enflasyonu yükselten başlıca nedenlerdir.
- 2023 yılı Şubat ayında ABD enflasyonu %5,8 seviyesine çıkarken, Euro Bölgesi’nde enflasyon %8,5’e kadar yükseldi. Özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki artış, tüketici fiyat endekslerinde keskin artışlara neden oldu. 2024 Ekim itibariyle güncel yıllık enflasyon oranları, ABD’de %2,4 ve Euro Bölgesi’nde %1,7 olarak kaydedilmiştir. Bu rakamlar her iki bölgede de önceki aylara göre düşüş eğiliminde olup, özellikle enerji maliyetlerindeki geçtiğimiz yıla kıyasla gözlemlenen azalmalar ve uygulanan sıkı para politikaları bu yavaşlamaya katkıda bulunmuştur
- Küresel enflasyon ise 2024’te daha kontrollü bir düşüş gösteriyor (2023 %6,7 2024 %5,8). Yine de enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve bazı bölgelerdeki jeopolitik riskler, enflasyonun yavaş düşmesine neden oluyor.
- Sonuç: Enflasyon, halkın alım gücünü azaltırken, ülkelerin merkez bankalarını faiz artırımına itmektedir. Yüksek enflasyon uzun vadede büyümeyi yavaşlatabilir.
b) Faiz Oranları ve Para Politikaları
Merkez Bankalarının Faiz Artışları: Enflasyonla mücadele eden FED, Avrupa Merkez Bankası gibi merkez bankaları faiz oranlarını artırarak ekonomiyi soğutmayı amaçladılar.
FED, 2022 sonlarından itibaren faiz oranını %0,25’ten %5,5 seviyesine çıkardı. Avrupa Merkez Bankası da 2023 itibarıyla faiz oranlarını %4,5 seviyesine yükseltti. Bu durum, tüketim ve yatırım harcamalarını yavaşlatarak ekonomik büyümeyi de baskılamaya başladı.
Sonuç: Faiz oranlarının yükselmesi, borçlanma maliyetini artırarak tüketimi ve yatırımları düşürmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde bu durum, yabancı sermaye çıkışına neden olabilir ve yerel para birimlerini zayıflatabilir.