İRAN KALESİ VE “BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ”
İlyas Süpürgeci, 06.02.2026
Büyük Ortadoğu (Geniş Ortadoğu) Projesinin inşası günümüzde devam ettiriliyor mu? Bu sorunun cevabına evet veya hayır demek, tamamen nereden ve nereye hangi açıdan baktığınıza bağlı bir şeydir.
Soğuk Savaş döneminin sonlarına doğru, ABD ve İsrail Hegemonyasını jeopolitik açıdan dünyanın merkezi olan Geniş Ortadoğu’ya hâkim kılmak ve böylece Küresel Hegemonyayı sürdürmek için başlatılan “Büyük Ortadoğu Projesi”nin inşası bir süreçtir.
Bu süreçte yerel ve küresel ölçekte farklı güçlerin etkileşimi söz konusudur. Bu etkileşim dinamik ve süreklidir. Bu süreçte hem bölgesel hem küresel dönüşüm ve değişimler gerçekleşmektedir.
Ne “Geniş Ortadoğu” ne de dünya bugün artık eski durumunda değildir; ABD liderliğindeki sömürgeci Batı dünyası dahi kendi içinde dönüşmektedir. Bu süreç bazen yavaş bazen çok hızlı ve şiddetli akmaktadır. “Büyük Ortadoğu Projesi” dünyayı türbülansa sokmuştur ve bölgede bir çok acının, etnik temizliğin ve soykırımın yaşanmasına neden olmuştur; insanlık adına korkunç ve karanlık bir tablo oluşmuştur. Büyük Ortadoğu merkezli küresel türbülans uluslararası örgütleri, kurumları ve sistemi işlemez hale getirmiştir ve dünyanın geleceği ile ilgili olarak insanlık belirsizliğe ve umutsuzluğa sürükleniş halindedir. Çünkü dünyada bir zorbalık hali hâkim olmuştur; hukuka ve kurallara dayalı düzen artık yoktur.
Büyük güçlerin paylaşım ve hegemonya mücadelesi yeni düzen olmuştur. “Büyük Ortadoğu Projesi” inşa sürecinde gelinen noktada, İttifak bölgenin en derin köklere sahip bir ülkelerinden biri olan İran’a bugünlerde öldürücü darbeyi vurmak üzere son hazırlıklarını yapmaktadır; bölgenin en önemli kalesini fethetmek veya zayıflatıp kaynaklarına sahip olmak için hazırlık yapmaktadır. İran kalesini içeriden ele geçirme girişimleri ve bin kesik yarasıyla zayıflatma girişimleri bugüne kadar kalenin düşmesine yetmemiştir, fakat İran bunlardan olumsuz etkilenmiştir. Yönetimin yaptığı büyük jeopolitik hata ve konuşlanmalara rağmen İran kalesi bölgede bir denge unsurudur.
Bu taşın yerinden oynatılması veya sökülmesi çok büyük şiddette bir dizi sarsıntılara ve yıkıma yol açma potansiyeline sahip büyük bir deprem gibi etki edecektir. Bölgesel ve küresel ölçekte büyük değişimlere yol açacaktır. Bölge için çok ağır sonuçları olacaktır. İttifakın arzu ettiği durum tam olarak budur. Aslında küreselci elitler yanında İsrail’in ve büyük güçlerin (ABD ve Avrupalı güçlerin) kendi aralarındaki kavgaya rağmen ortaklaştığı ve arzu ettiği durumdur. Bu karanlık süreçte, uzun vadeli büyük stratejiyi göremeyen, kavrayamayan veya öngöremeyen bölgedeki devletler ve liderler kısa ve orta vadeli yaptıkları tercihler, verdikleri kararlar ve uyguladıkları stratejilerle çoğu zaman bu ittifakın oyununu oynamak veya onun tuzağına düşme durumuna düşebiliyorlar. Geriye dönüp baktığımızda veya filmi geriye sarıp yeniden kare kare dikkatlice izlediğimizde bunu net olarak görebiliyoruz. Evet, görünen odur ki “Büyük Ortadoğu Projesi”nin inşa süreci bazı güncellemeleri ile birlikte halen devam etmektedir. Bu durum amaçlarına tam olarak ulaşana kadar veya bu güç odakları bir şekilde durdurulana kadar da devam edecek gibi duruyor.
İlyas Süpürgeci, 06.02.2026