BAŞAN OKLARI OPERASYONUNUN PERDE ARKASI-SURİYE’DE 1500’E YAKIN STRATEJİK HEDEF ORTADAN KALDIRILDI…
ABD ve İsrail, PYF/PKK terör örgütünü korumaya ve silahlandırmaya devam ederken, İsrail, kendi güvenliğini bahane ederek, kendi kuzey sınırlarında Suriye topraklarını uluslararası hukuka aykırı olarak işgal etmeye devam ediyor ve Suriye’de Esad Rejiminden kalan askeri yetenekleri ortadan kaldırıyor.
Bu kapsamda İsrail, düzenlediği operasyonu, “Bashan Operasyonu” olarak niteliyor. “Başan” Demir Çağında İsrail’in kuzeyindeki bölgeler için kullanılan ve eski İncil’de ismi geçen bir bölge. Günümüzde bu bölge İsrail, Ürdün ve Suriye arasında kalıyor ve Golan Tepeleri olarak bilinen batı kısmı, 1967’de İsrail tarafından işgal edilmiş durumda. İsrail bu bölgeyi 1981 yılında uluslararası hukuka aykırı olarak 1981 yılında ilhak etti.
Başan’ın “ACIMASIZCA VURMAK VE İNTİKAM ALMAK” anlamı da var.
Operasyon planlaması, Esad Rejiminin gücünün sona ermeye başladığının anlaşılmasıyla 11 gün önce başladı, son emirler 06 Aralık akşamı verildi ve 08 Ocak sabah 04.30’da operasyona başlanılarak, neredeyse iki gün içerisinde 1500’e yakın stratejik hedef ortadan kaldırıldı. İsrail bu operasyonu, Esad Rejimine ait silah, cephane ve yeteneklerin yeni yönetime geçmemesi ve Suriye ile arasındaki tampon bölgeyi yıllarca kontrol etmek amacıyla yaptığını ifade ediyor.
Zaten Savunma Bakanı Yisrael Katz, bu operasyonların uzun vadeli bir sürecin ilk adımı olarak gerçekleştirildiği söyledi. Ona göre Suriye’den İsrail’e yönelik tehdit ortadan kalkmadı sadece yüz değiştirdi.
Hillel Biton Rosen’e göre, (İsrail Kanal 14’ün askeri ve güvenlik işlerinden sorumlu muhabiri) Suriye donanmasına ait gemilerin ve gelişmiş silahlar ve füzeler düşman unsurlar olarak nitelenen birimlerin eline geçmemesi için imha edilmişti ve Suriye genelinde kilit askeri noktalara yönelik gerçekleştirilen geniş bir saldırı dalgasının bir parçasıydı. Bundan sonra da devam edecek operasyonlar, aynı zamanda devletin güvenliği sağlamak için her an harekete geçmeye hazır ve yetenekli olduğunu göstermek için düşmanlara gönderilen açık bir mesaj niteliği taşıyordu.
Netanyahu yönetiminin, bu bölgedeki hedefleri belli. Kendisine düşmanlar yaratarak ayakta kalmaya çalışıyor. Suriye’deki yeni oluşumu da saldırgan tutumuyla, daha başlangıçta düşman ilan ederek karşısına almış bulunuyor. Bölgedeki azınlıklar içerisinden, kendi amaçları adına piyon olarak kullanabileceği unsurlarla da irtibat kurarak ve bölge insanını birbirine düşürerek ayakta kalmaya çalıştığını da zaten gizlemiyor.
Bu İsrail’in ve Netanyahu yönetiminin hayali kurgusu. Başan, acımasızca vurmak ve intikam almak anlamında. Suriye’de insanlar, 61 yıllık Baas, 54 yıllık Esad Rejiminin zulmunden yeni kurtulmuş, 15 yıla yakın yiyecek ekmeğe, başlarını sokacak bir korunağa muhtaç ama bir de sen vuruyorsun. Neye acımasızca vuruyorsun, neyin intikamını alıyorsun. Bir ülke yakıp yıkarak ve sürekli yeni düşmanlar yaratarak güvenliğini sağlayamaz. Yakıp yıkarak ve korku salarak güçlü göründükleri algısına sahipler ve bunu bir türlü aşamıyorlar. Şaşırtıcı nokta ise bu kurguda ABD yönetimi de azınlıklar gibi bir piyon olarak kullanılıyor ve ABD küresel bir güç olarak bu bölgelerde zayıflatılmaya ve imaj ve güç kaybederek yıpratılmaya devam ediyor.
