ABD+AB VE ÇİN ARASINDA TİCARET SAVAŞLARI
DOÇ. DR. MERVE KARACAER
GFI EKONOMİ VE FİNANS KOORDİNATÖRÜ
- Avrupa Birliği, 2024 Eylül ayı son haftasında Çin’de üretilen elektrikli araçlara yönelik gümrük vergilerini %45,3’e kadar yükseltme kararı aldı.
- Bu karar, Çin’deki elektrikli araç (EV) üreticilerine sağlanan devlet destekleri nedeniyle AB pazarında haksız rekabet oluşturulduğu iddiasına dayanan bir sübvansiyon soruşturmasının sonucunda alındı. Kararın ana detayları şu şekilde:
- Vergi Yapısı ve Şirketlere Etkisi: AB’nin standart %10’luk otomobil ithalat vergisine ek olarak Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara farklı oranlarda ek vergi getirildi. Tesla gibi bazı şirketler için %7,8 gibi nispeten düşük bir ek vergi uygulanırken, XPeng ve NIO gibi iş birliği yapan firmalar %20,7, devlete bağlı SAIC gibi firmalar ise en yüksek oran olan %35,3 ek vergiyle karşı karşıya kalacak. Bu vergi artışları, AB’nin Çin’den daha ucuz fiyata gelen araçların yerel otomotiv sanayisini tehdit etmesini önlemeye yönelik bir önlem olarak değerlendiriliyor.
- Ekonomik ve Pazar Dinamikleri: Çin’in elektrikli araç pazarı AB pazarının yaklaşık üç katı büyüklüğünde ve şu anda fazla üretim kapasitesine sahip. AB, bu durumun Avrupa pazarına Çin’den çok sayıda ucuz elektrikli araç girmesine neden olacağından ve yerel üreticilerin talebini düşürebileceğinden endişe duyuyor.
- Çin’in Tepkisi ve Karşı Önlemler: Çin, AB’nin kararına karşılık olarak Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) başvurarak bir dava açtı ve Avrupa’dan ithal edilen brendi, domuz eti ve süt ürünlerine yönelik anti-damping soruşturmaları başlattı. Bu karşı adımlar, Çin’in AB’ye karşı kendi önlemlerini almakta kararlı olduğunu gösteriyor.
- Müzakere İhtimali: Taraflar arasındaki gerilime rağmen, her iki taraf da uzlaşma arayışında. AB, Çin ile fiyat taahhütleri konusunda müzakere yapmaya açık olduğunu belirtti; bu da ticaret savaşının daha fazla tırmanmadan dengelenmesine yönelik bir işaret olarak değerlendiriliyor.
- Bu durum, ülkelerin bir yandan yerel sanayilerini koruma çabaları içinde olduklarını, diğer yandan ise uluslararası pazarla olan bağımlılıklarını yönetmeye çalıştıklarını gösteriyor. AB’nin amacı, kendi otomotiv sanayisini destekleyerek elektrikli araç üretiminde rekabetçiliğini artırmak; Çin’in ise büyüyen elektrikli araç endüstrisi için Avrupa pazarında istikrarlı bir yer edinmek.
- ABD seçimleri, özellikle Çin ile ticaret savaşlarının geleceği açısından oldukça belirleyici olabilir. ABD’deki seçimler sonrasında başkanlık ve Kongre’deki çoğunluk hangi partiye geçerse geçsin, ABD’nin Çin’e karşı “rekabetçi” bir yaklaşımı devam ettirme olasılığı yüksek görünüyor. Ancak bu rekabetin tonu ve yöntemleri farklılık gösterebilir.
- AB’nin Çin’e yönelik aldığı son tarifeler, ABD ile daha uyumlu bir ticaret politikası izleme isteğine işaret ediyor. ABD seçimleri sonrası yeni yönetim, AB ile Çin’e karşı daha koordineli bir yaklaşım benimseyebilir. Bu, Çin’in AB ve ABD pazarlarına erişimini daha da zorlaştırabilir.
- Asya-Pasifik ve Latin Amerika’ya Kayma: Çin’e bağımlılığı azaltmak isteyen ABD ve AB, Asya-Pasifik ülkeleri (örneğin, Vietnam ve Hindistan) veya Latin Amerika’da üretimi artırma stratejileri izleyebilir. ABD seçim sonuçları bu süreci hızlandırabilir veya yavaşlatabilir.
- Dijital ve Teknolojik Engeller: Teknolojik alanlarda, ABD’nin seçim sonrası yönetimi, Çin’in ABD’deki dijital altyapıya veya teknolojiye erişimini sınırlayabilir. Bu, 5G, yapay zeka ve yarı iletken üretimi gibi alanlarda Çin’e karşı rekabetin daha yoğunlaşacağı anlamına gelir.
- Özetle, ABD seçimleri, Çin ile ticaret savaşlarında bir değişim yaratsa bile, Çin’e karşı ekonomik ve stratejik önlemler alma eğilimi devam edecek gibi görünüyor. Hem ABD hem de AB, Çin’in devlet destekli rekabet avantajlarına karşı kendi sanayilerini koruma arayışında olurken, Çin ise bu sınırlamalara yanıt olarak yeni pazarlar aramaya ve kendi teknolojik altyapısını geliştirmeye yönelebilir.