KUŞAK YOL BAĞLANTI NOKTALARININ JEPOLİTİK ÇİLESİ: GWADAR LİMANI
Çin’in son dönemde göstermiş olduğu ekonomik gelişmeler biliniyor. Bir üretim gücü haline gelen ülkede üretilenleri dış dünyaya göndermek ve karşılığında yeni üretim için gerekli olan hammadde ve enerji ihtiyacını karşılamak için alternatif yollara ihtiyaç var.
Çin’in bu maksatla denizyolu ulaşımını ve gemileri kullanması şüphesiz en uygunu. Çünkü deniz taşımacılığı demiryolu taşımacılığına göre en az 3 defa, karayolundan taşımaya göre 7 defa ve havayolu taşımacılığına göre ise 22 kat daha ekonomik. Ancak Dünya Savaşında Japonya’nın enerji ihtiyacı için Malakka Boğazını kullanamamasının, yenilgisindeki önemli nedenlerden birisi olduğu göz önüne alındığında karadan yeni yollar oluşturması bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Diğer taraftan Asya kıtasının coğrafyasının engelleyici vasfı ve mevcut kara ve demiryolu şebekesi oldukça yetersiz olması Çin’i “Kuşak ve Yol” gibi yeni arayış ve projelere yöneltiyor.
Ancak burada başta bağlantı noktaları olmak üzere büyük bir sıkıntı var gibi gözüküyor.
Çin’in ulaşım, dijital ağlar, enerji ve ticari projelerini içeren ve dünya nüfusunun neredeyse %65’ini ve 70’e yakın ülkeyi kapsayan “Kuşak ve Yol” programın 2013 yılında duyurulmasının ardından birçok zorlukla karşı karşıya. Bunların belki de en önemlisi ABD’nin bu girişimi Çin’in küresel üstünlüğe ulaşmak ve rekabette üstünlük sağlamak için kullandığı jeopolitik bir araç olarak algılaması. Ayrıca Pentagon, Çin’in bu projeyi kullanarak deniz gücü üstünlüğünü oluşturmaya çalıştığını iddia ediyor.
Bu nedenle de projeyi elinden geldiğince engellemeye çalışıyor. Engelleme noktalarının ise proje bağlantı hatları üzerine yoğunlaştığı görülüyor. Her durumda engellemeler sadece Çin’i değil bu projeden yararlanacak birçok ülkeyi de ister istemez etkiliyor ve bundan en fazla etkilenenler de ulaşım hatlarının birçok noktada zayıf olduğu Asya ülkeleri.
Zaten 2023 yılı sonlarına doğru Kuşak ve Yol Girişime rekabet oluşturacak şekilde kafa karıştırıcı bir alternatif oluşturuldu bile: IMEC projesi. Proje net bir şekilde Hindistan-İsrail endeksli. Hindistan’ı Körfez ülkeleri ve Avrupa’ya bağlayacak IMEC koridorunun, Çin’i ve bağlantılı olduğu ülkeleri dışarıda bırakarak, Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasındaki ticaret bağlantılarını genişletmesi arzu ediliyor. Yine bu proje ile Hindistan, enerjiye olan bağımlılığını Orta Doğu özelinde güvence altına alarak ABD ve Çin’den sonra bölgeye nüfuz eden üçüncü bir güç olarak ortaya çıkmak istiyor. Ancak özellikle projenin altına imza koyan Avrupa liderlerinin bir anda birbiri ardına Çin ziyaretleri göz önüne alındığında ve acele olarak hazırlanan ve tarihi-kültürel ve coğrafi yapıya pek de uygun olmayan bu projenin ne kadar uygulanır olduğu hala şüpheli.
Kuşak Yol Projesinde sorunların bağlantı noktalarında daha yoğun olarak görüldüğünü söylemiştik. Bu noktaların en önemlilerinden birisi de Pakistan’ın Gwadar Limanı.
Gwadar Limanı Pakistan’ın Belucistan eyaletinde yer alıyor. Bu liman Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) kapsamında oldukça stratejik bir konumda ve Kuşak ve Yol Girişimi ile Deniz İpek Yolu bağlantı noktasında yer alıyor. Bu liman Çin’den başlayarak Malakka Boğazından Mombasa’ya, Basra Körfezine, Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz’e ve Orta Avrupa’ya uzanan yeni İpek Yolunun bir parçası olma durumunda ve Çin’den bu bölgeye bağlantılar kara ve demiryolundan önemli ölçüde tamamlandı. Proje birçok kişiye iş imkânı sağlaması yanında ülke kalkınmasına da büyük katkılar sağlayacak.
1997 yılında Pakistan Gwadar bölgesini kalkınmanın ana noktalarından birisi olarak ilan etti. Ancak hemen ardından 1998 yılında Pakistan’a uygulanan ekonomik yaptırımlardan dolayı bu proje hemen hayata geçirilemedi. Proje ancak 3 yıl sonra Çin ile inşaat anlaşmasından sonra başlayabildi 2008 yılında ise ilk ticari yük gemisi limandan faydalanabildi.
Liman daha önce belirttiğimiz şekilde Hindistan merkezli oluşturulan IMEC projesine rakip olarak görülüyor. Diğer yandan Liman’ın bulunduğu Belucistan Eyaletinde son dönemde artan terör hareketleri ve saldırılarının da bu projenin engellenmesi ile bağlantısı olduğu değerlendiriliyor. 2019 yılında bölgede dış destekli teröristlerin Gwadar Liman Şehrindeki bir otelde Çin uyruklu kişileri hedef alması da buna bir örnek olarak gösterilebilir. Ardından 2023 yılı Kasım ayındaki terör saldırıları ve 2024 yılında limana saldırı düzenleyen teröristlerin etkisiz hale getirilmesi olayları yaşandı. Pakistan makamları bu terör eylemlerinin arkasında Hindistan’ın bulunduğu iddiasında bulundu. Ancak bu bölgedeki kalkınma çalışmalarının önlenmesi maksatlı terörist saldırılar sonraki tarihlerde de devam etti. En son geçtiğimiz hafta yapılan terör saldırılarının çok sayıda terörist etkisiz hale getirilmesine rağmen, bir çok sivil kayba neden olduğu görüldü.
Sonuç olarak güç merkezleri arasındaki mücadelenin sadece askeri alanda değil, hibrid yöntemlerle devam ettiği ve ekonomik gücü ele geçirme çabalarının bunun önemli kısımlarından birisini oluşturduğu görülmektedir. Bu kapsamda, Gwadar limanında olduğu gibi, kuşak yol bağlantı noktaları üzerindeki jeopolitik mücadelenin de bundan sonraki dönemde daha da artarak devam edeceğini değerlendirebiliriz. Biz bunu bağlantı noktalarının jeopolitik çilesi olarak isimlendirdik…
