İçeriğe geç
Değerlendirme ve Analizler Aralık 16, 2025 4 dk okuma

BİR MAKALE VE BİR KARİKATÜR İLE DÜNYA SİYASET MESAJI

11 İlyas merkel Resim1
Aralık 16, 2025 4 dk okuma

BİR MAKALE VE BİR KARİKATÜR İLE DÜNYA SİYASETİ MESAJI

Kur. Alb. İlyas SÜPÜRGECİ

15.12.2025

2009 YAZ DÖNEMİNDE FOREIGN AFFAIRS DERGİSİNDE “ALMANYA’NIN RUSYA İLE İLİŞKİLERİ VE AÇMAZI” BAĞLAMINDA BİR MAKALE VE BİR KARİKATÜR YAYINLANMIŞTI. PEKİ NE ANLATILIYORDU?

Karikatürde dönemin Almanya başbakanı Merkel ve Rus ayısı kol kola ve uygun adımda Kuzey Kutbu üzerinde Çin istikametinde ve Batı’ya sırtlarını dönmüş olarak yürüyorlardı. Sam Amca figürü (ABD) ise Batıdan düşünceli bir halde bu ikilinin ardından bakıyordu.

Bu karikatür ve makale Türkiye’de o dönemde ne kadar dikkat çekti bilemem, fakat aradan yıllar geçtikçe dünya siyasetinde bugün çok daha anlamlı hale geldi: Kuzey Kutbuna dayalı yeni Avrasya Jeopolitiği ve bunun Küresel güç mücadelesine etkisi, Rusya-Ukrayna savaşının Batı’daki ve genel olarak dünyadaki etkileri ve nihayetinde Küresel Mücadelede Yeni Büyük Resmin ortaya çıkışı.

■ Almanya’nın tutkusu (Ostpolitik): Almanya’nın Birinci ve İkinci Dünya Savaşı başlatmasına neden olan tarihsel tutkusu “Doğu Politikası”nın hedefleridir. Almanya doğuya (Ukrayna, Rusya ve Hazar çevresi) ve Ortadoğu’ya doğru hep Kuzey Koridoru’nu kullanarak ilerlemek suretiyle devasa büyüklükteki doğal kaynaklara ulaşmak istemiştir.

Fakat her iki savaşta da İngiliz-ABD-Rus üçlüsüne yenilmiştir. Soğuk Savaş sona erdiğinde Almanya’nın “Doğu Politikası” tutkusu tekrar canlanmıştır, fakat bu kez ekonomik güç avantajını ve Balkanlardaki derin etnik ve siyasi sorunları kullanarak doğunun kapılarını açmak istemiştir. İlk iş olarak kendisine engel olarak gördüğü Yugoslavya’yı parçalamıştır, Bosna’da soykırıma neden olmuştur ve Türkiye’deki yıkıcı ve bölücü akımları desteklemeye başlamıştır.

Zaman içinde Küreselleşmenin nimetlerinden faydalanarak, Kuzey Kutbu üzerinden Asya-Pasifik bölgesine (Çin, Japonya ve Güney Kore) uzanmak ve Rusya ile stratejik işbirliğini geliştirerek Rusya’nın ve Orta Asya’nın zengin doğal kaynaklarından maksimum ekonomik çıkarlar elde ederek Avrupa’da ve dünyada siyasi güç haline gelmek istiyordu. Fakat bir açmazı vardı: Güvenliğini NATO üzerinden ABD’ye emanet etmişti ve Batı ittifakına sırtını dönmesinin ağır bir bedeli olabilirdi. Fakat tutkuları bu korkusuna baskın gelmişti; Rusya ve Çin ile uzun vadeli stratejik işbirliğine sürekli yatırım yapıyordu.

Rusya’nın da tutkusu vardı; yeniden güçlü Rusya’yı inşa etmek ve saygın bir küresel güç haline gelebilmek. Çin ile ve Almanya liderliğindeki AB ile ekonomik ve siyasi alanda stratejik ilişkileri derinleştirmek, Avrasya satranç tahtasında kilit oyuncu haline gelmek ve zenginleşmek suretiyle dünyanın farklı bölgelerine güç projeksiyonu yapabilmek. ABD için dünya siyasetinde vazgeçilmez bir aktör olarak kabul görmek. Rusya’nın korkusu ise ABD’nin ve Birleşik Krallık’ın etkin olduğu NATO’nun sürekli kendisine doğru genişlemesi, fakat bununla birlikte Rusya’nın saygın küresel bir güç olarak kabul görmemesi ve dışlanması olmuştur.

Çin’in tutkusu ise küreselleşme olgusunun nimetlerinden faydalanarak, ekonomik, siyasi ve askeri güç alanında küresel güç üstünlüğünü elde edebilmekti. Küreyi sarmalayan ” Pekin’den Londra’ya Bir Kuşak ve Bir Yol” projesini hayata geçirmek ve Kuzey Kutbundan Avrupa’ya ve Atlantik’e ulaşmak için büyük stratejik yatırımlarını sürdürüyordu. Çin uzun yıllardır zaten ABD’nin en büyük ticaret ortağı durumundaydı ve bunu dünyanın her yerine yaymak istiyordu. Çin “yaşasın küreselleşme” diyen ülkelerin başında geliyordu. Anlaşılacağı üzere Almanya’nın, Rusya’nın ve Çin’in ABD’nin aleyhine sonuçlar doğuran küreselleşme ortamını sonuna kadar sömürmeleri ve özellikle Batı ittifakı içerisindeki Almanya’nın bu siyaseti elbette ABD’nin dikkatini çekmiştir, makalelere ve karikatürlere konu olmuştur. ABD’nin Avrupalı müttefiklerinin kapalı kapılar ardındaki ikazları yeterince önemsemedikleri anlaşılıyordu, belki de ABD içindeki Avrupalı elin etki gücüne güveniyorlardı.

Sonuç olarak, Avrupa’nın, Rusya’nın ve Çin’in tutkuları ABD’nin korkusu haline geldi ve ABD; “Önce Amerika, Yeniden Büyük Amerika, Küreselleşmeye Son!” mottosu ile birlikte masaya yumruğunu vurdu ve oyunu bozdu. Kısacası 2009 yılında yayınlanan karikatürde, Sam Amca şöyle diyordu: “Oyununuzu görüyorum ve bu oyunu bozacağım.” ABD’nin son yayınlanan Ulusal Güvenlik Stratejisine bakınca ister istemez bunlar akla geliyor.

PAYLAŞ: