İçeriğe geç
Değerlendirme ve Analizler Kasım 18, 2024 5 dk okuma

ŞİMDİ NE OLACAK: Biden, Uzun Menzilli Amerikan Füzeleri Kullanmak için Ukrayna’ya Gerekli İzni Verdi…

ŞİMDİ NE OLACAK: Biden, Uzun Menzilli Amerikan Füzeleri Kullanmak için Ukrayna’ya Gerekli İzni Verdi…
Kasım 18, 2024 5 dk okuma

ŞİMDİ NE OLACAK: Biden, Uzun Menzilli Amerikan Füzeleri Kullanmak için Ukrayna’ya Gerekli İzni Verdi…

Ukrayna uzun süredir, Rusya’ya karşı, ABD yapımı uzun menzilli Amerikan füzelerini kullanmak için ABD yönetiminden talepte bulunuyordu.

Biden yönetimi ise, Ukrayna’nın ABD yapımı ATACMS füzelerini, Rusya topraklarına karşı kullanmasına, “Rusya ile savaşta orantısız bir tırmanmaya yol açma” tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle karşı çıkıyordu.

Zaten Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu füzelerin Rusya topraklarına karşı kullanılmasını, kırmızı çizgileri olarak görerek, savaşı tırmandıracağı uyarısında bulunmuş ve bunun ABD ve diğer NATO devletlerinin Rusya ile doğrudan savaş halinde olmaları anlamına geleceğini belirtmişti.

ABD Başkanı Joe Biden’ın, daha öncesinden vermediği izni, seçimi kaybetmesinden sonra vermesi bu nedenle akıllara birçok soruyu getirdi.

Bu bölgeye yönelik ABD politikalarında önemli bir değişime işaret ediyor.

Böylece Ukrayna yönetimi, Rusya’ya karşı uzun menzilli ABD füzelerini kullanabilecek. Bu her iki ülke arasında devam eden savaşta, Rusya topraklarının daha derinlikte etki altına alınabilmesi anlamına geliyor. Örneğin; Ukrayna saldırılarında 305 kilometre menzilli ATACMS roketleri kullanılabilecek. ATACMS füzesinin değişik modelleri var. Örneğin Ukrayna’nın daha önce Rusya’ya karşı kullandığı M39 modeli, 950 adet M74 bombacığı taşıyor ve 560 kilogramlık bir harp başlığını taşıyor.

Kararın alınmasında Rusya’nın Kursk Bölgesinde Kuzey Koreli askerleri kullanmasının etkili olduğu belirtildi. Yine ATACMS füzelerinin sınırlı bir şekilde kullanılacağı vurgulanıyor.

ABD Başkanı olarak seçilen Trump, seçim öncesi sürekli olarak, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşı bitireceğini iddia etmiş, ancak ayrıntılarını vermemişti. Şimdi Biden’ın bu kararının, yaklaşık 2 ay sonra Beyaz Saray’da koltuğa oturacak olan Trump’ın durumunu nasıl etkileyeceği tartışılabilir.

ATACMS füzeleri bu yıl içinde Ukrayna’ya teslim edilmişti. Kaç adet temin edildiği bilinmiyor ama, Ukrayna bu füzeyi Kırım’da, özellikle S-400 bataryalarını etkisiz hale getirmek için, Rusya’ya karşı etkili bir şekilde kullanmıştı. Bu füzeler halen devam eden mücadelede, sınırlı düzeyde olayı farklı noktalara taşıyabilecek bir menzile ve etkiye sahip.

Biden’ın kararına en ağır tepkiler ise ABD içinden geldi.

Elon Musk, sosyal medyada, “Liberaler savaş sever” paylaşımına destek verip, “Rusya’da aynı şekilde karşılık verecek”, yorumunu yaparken, ABD’li ekonomist ve milyarder Jeffrey Sachs ise Biden’ı giderayak gerilimi tırmandırmak ve Trump’ı daha kötü duruma düşürmek istemekle suçladı. Temsilciler Meclisinin Cumhuriyetçi Üyesi Marjorie Taylor-Green’de Biden’ın, 3. Dünya Savaşı başlatmaya çalıştığını söyledi.

Bazı Cumhuriyetçi çevreler ise alınan kararın Trump’ın başkanlığı devralmasından sonra gözden geçirilebileceği söylüyor. Ancak, ABD devlet sistemi içerisinde karar alma ve uygulama esasları ile Biden-Trump görüşmesinin halihazırda yapıldığı göz önüne alındığında, bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini ancak zaman içinde görebileceğiz.

Peki ne olacak:

ABD yönetiminin Ukrayna’ya kullanabileceği ATACMS füzelerinden, ancak sınırlı sayıda teslim edebileceği ve sınırlı hedeflere atış yetkisi verildiği göz önüne alındığında, füzelerin menzilleri dahilinde Rusya’yı ne ölçüde caydıracağı konusu tartışılabilir. Kaldı ki Ukrayna daha önce kendi sınırından 900 kilometre ötedeki Rusya’nın Saratov bölgesine kamikaze SİHA saldırılarında bulunmuştu.

Ancak yine de alınan bu kararla, Rusya topraklarındaki tehdit düzeyinin arttığı ve güvenliğin daha da tartışılır bir noktaya geleceği kesin.

En önemli konu ise Rusya’nın böyle bir tehdit karşısında daha önce açıklandığı şekilde balistik ve nükleer olarak karşılık verebilecek kapasitesinin olması durumu. Böyle bir ihtimal ise Ukrayna başta olmak üzere Avrupa güvenlik mimarisi üzerinde gerçekleşmesi giderek daha mümkün hale gelen bir tehlike yaratıyor.

Bu nedenle alınan kararın daha çok psikolojik boyutta ve sembolik bir anlamı olsa da yaratacağı ayrışma ve etki nedeniyle, bölge güvenliğini ileriye yönelik olarak, birçok boyutuyla, olumsuz olarak etkileyeceğini söyleyebiliriz.

Son olarak, bir kez daha ısrarla tekrarlamakta yarar var ki Avrasya bölgesinde, çatışma ve düşmanlıkları körükleyen ve insanların acı çekmesine neden olan kararlara değil; barışa, ülkeleri bir araya getirecek ve halkların refahını artırıcı çalışmalara ihtiyaç var.

PAYLAŞ:

Diğer Yazılar