İçeriğe geç
Değerlendirme ve Analizler Mayıs 19, 2026 5 dk okuma

ERGENEKON DESTANI VE 19 MAYIS 1919

ERGENEKON DESTANI VE 19 MAYIS 1919
Mayıs 19, 2026 5 dk okuma

ERGENEKON DESTANI VE 19 MAYIS 1919

İlyas Süpürgeci

19 Mayıs 2026 Büyük milletlerin binlerce yıllık tarihinde yükseliş ve parlak dönemler olduğu kadar, çöküş ve felaket dönemleri de vardır. Büyük milletleri diğer milletlerden ayıran en önemli fark, felaket dönemlerinde kendi içinden mutlaka çok iyi bir lider çıkarabilmesi ve o liderin etrafında kenetlenerek milli kurtuluş mücadelesi vererek hayatta kalmayı başarabilmesidir. Büyük Türk Milleti bunun en güzel örneğidir ve yeryüzündeki en eski ve köklü milletlerden bir tanesidir.

Türk Milleti’nin tarihinde birçok yükseliş, çöküş, yeniden diriliş ve yeniden yükseliş vardır. ERGENEKON DESTANI bir diriliş ve yeniden yükseliş için bir yol arayışını simgelediği kadar, öncesinde yaşanmış peş peşe büyük felaketleri de hatırlatır. Bir milletin felaket zamanlarında hava çok ağırdır, pusludur, büyük acı ve kahır yüklüdür, umutsuzluk ve karamsarlık hakimdir ve bu durumdan bir çıkış ve bir kurtuluş yolu aranır. Ergenekon destanında, böyle bir durumdan çıkış yolunu Türk Milleti’ne bir BOZKURT göstermiştir ve BOZKURT Türk Milleti’nin ölümsüz bir sembolü haline gelmiştir. Türk Milleti Ergenekon’dan çıkarak yeniden dirilişi gerçekleştirmiş ve birçok yoldan Batı istikametinde kutlu bir yürüyüş başlatmıştır.

Türkler bu kutlu yürüyüşün sonunda birçok yurt ve birçok devlet edinmiştir; birçok milletle mücadele etmiş ve/veya kaynaşmıştır. Zaman gelmiş imparatorlukları devirmiş, çağ açıp çağ kapamıştır; zaman gelmiş üç kıtaya yayılmış ve bir cihan devleti olmuştur. Fakat bu muhteşem yükselişin sonrasında asırlar geçtikçe bir zayıflama ve çöküş kaçınılmaz hale gelmiş ve sonunda Türk Milleti tarihinde tekrar büyük bir felaketle yüzleşmek mecburiyetinde kalmıştır.

Bir zamanların cihan devleti olan Osmanlı Devleti içindeki Türk olmayan diğer halklar Türk Milleti’ne ihanet etmişler, düşmanla işbirliği yapmışlar, Osmanlı orduları yenilmiş, devlet çökmüş, toprakları parçalanmış ve Türkler birçok bölgede katliama ve soykırıma maruz kalmıştır. Üç kıtadaki toprakları terk ederek çekildikten sonra elde kalan tek vatan parçasına da düşmanlar göz dikmiş ve işgale başlamışlardı. İstanbul’daki yönetim Türklüğünü unutmuş, düşmana boyun eğmiş ve teslimiyet içerisinde hareket ediyor görünümü veriyordu. Durum çok vahimdi. Türk Milleti’nin varlığı çok büyük bir tehdit altındaydı; eğer derhal milli bir direniş hareketi başlatılamaz ise yarın çok geç kalınmış olabilirdi ve Türk Milleti topyekun esaret altına girebilir ve zaman içinde her şeyini kaybedebilirdi. Durum ERGENEKON DESTANINI ortaya çıkaran koşullar kadar ağırdı ve Türk Milleti’nin varlığı büyük bir tehlike altındaydı.

Bu kez Türk Milleti’ne önderlik edecek ve felaketten kurtuluş yolunu gösterecek sembol şahsiyet Mustafa Kemal olacaktır. Mustafa Kemal emsallerine göre çok farklı bir kurmaydı; milletin içinde bulunduğu koşulları ve o durumdan milleti kurtarmak için nasıl bir mücadele yol ve yöntemi izlenmesi gerektiğini, kendisinden daha iyi muhakeme edebilecek kimse yoktu; çünkü Mustafa Kemal bir dahi seviyesinde çok yüksek bir kapasiteye sahipti. Asil Türk Milleti’nin bir ferdi olmak, Mustafa Kemal için onurların en büyüğüydü. Mustafa Kemal cesur yürekli ve yiğit bir Türk evladıydı. İçinde bulunduğu koşullar ne kadar ağır ve umutsuz olursa olsun, Türk Milleti’nin kurtuluş için ihtiyaç duyduğu güç ve kudretin damarlarındaki asil kanda mevcut olduğuna inanıyordu.

Mustafa Kemal damarlarındaki asil kandan ve Türk milletinin bir ferdi olarak sahip olduğu yüksek ruhtan güç alarak, en elverişsiz koşullarda Türk Milleti’ni kurtarmak için tarihi bir sorumluluk üstlenmek üzere, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkıyordu. Mustafa Kemal Samsun’a giderken, Milli Kurtuluş Mücadelesinin Stratejisini zihninde ve kalbinde taşıyordu; belki de bedeninin tüm hücrelerinde taşıyordu. Bir deha ürünü olan bu stratejiyi zaman, mekân ve kuvvet boyutlarında hayata geçirmek için ise en az bir deha kadar önemli olan husus Mustafa Kemal’in önderliği ve kahramanlığıdır.

19 Mayıs 1919, Türk Milleti’nin Ergenekon Destanı’dan sonra gerçekleştirdiği ikinci en büyük Milli Diriliş Destanı’nın başlangıç günüdür; çıkış(kurtuluş) yolunu gösteren bozkurt ise Mustafa Kemal’dir. Mustafa Kemal Türk Milleti’nin Diriliş ve Kurtuluş Mücadelesini başlatan ve önderlik ederek zafere ulaştıran bir kahraman olarak; tıpkı bozkurt sembolü gibi ATATÜRK soyadı ile Büyük Türk Milleti’nin bir sembolü olmuştur; dünya durdukça unutulmayacaktır.

Ne mutlu Türk’üm diyene! Ne mutlu Büyük Türk Milleti’ne layık olabilen gençlerimize! 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

Kurmay Albay (E) İlyas Süpürgeci, 19 Mayıs 2026

PAYLAŞ:

Diğer Yazılar