ANADOLU’DA YER İSİMLERİ: KARACALI KÖYÜ ÖRNEĞİ
Doç. Dr. Güray ALPAR
Çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan Türk Dünyası’nda, “kişi” ve “yer” isimleriyle ilgili karşılaştırmalı araştırmalar, ne yazık ki, fazla değildir. Üniversitelerimizde de henüz buna ilişkin dersler verilmemektedir.
Anadolu’da tüm illerimizde bulunmuş ve Türkistan coğrafyasının neredeyse tamamını görmüş bir akademisyen olarak, bu konuda akademik düzeyde daha fazla çalışmanın yapılması ihtiyacı olduğunu söyleyebilirim. Bulunduğumuz birçok yörede, yer isimlerinin kaynağı sorulduğunda çoğu zaman yüzeysel, kulaktan dolma bilgilerle geçiştirildiğine şahit olmuş, bildiğimiz bazılarını ise kaynaklara dayalı olarak düzeltmeye çalışmışızdır.
Bu noktada, Kırıkkale ili Merkez İlçeye bağlı “Karacalı köyü” örneğinden hareketle, konunun önemine ve gelecek kuşaklara aktarılması konusuna açıklık getirmek istiyoruz. Çalışmayı yaparken birçok kaynaktan yararlanmaya çalıştık. Bunlardan en önemlisi Faruk Sümer tarafından, 1972 yılında, Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi yayını olarak çıkarılmış, “Oğuzlar” isimli akademik çalışma olmuştur. Bu kaynakta, yerleşim yerleri ile boylara ait bilgiler, belli bir metodoloji çerçevesinde açık olarak ortaya konulmuştur. Burada belirtilen hususlar diğer kaynaklar tarafından da desteklendiğinde, birçok konu açıklığa kavuşmakta ve bilgiler daha esaslı olarak ortaya çıkmaktadır. Kısaca şunu rahatlıkla ifade edebiliriz ki Karacalı köyüne ait bilgiler açık ve kaynaklara dayalıdır.
Karacalı Köyü Kırıkkale ili, Merkez ilçeye 5 km mesafededir. 2013 yılında, köy kuzeyinde yapılan kazılarda, “Eski Ören” isimli antik bir kentin ortaya çıkarılması, Karacalı Köyü bölgesinin Hatti ve Hititler dahil birçok büyük medeniyetle kuvvetli bağlarını ortaya çıkarmıştır. Bu bir anlamda köy tarihinin MÖ 3000’lere kadar gitmesi ve neredeyse 4000-5000 yıllık bir geçmişini ifade etmektedir.
Köy, tarım ve hayvancılığı ile bilinmektedir. Üzüm üretimi yanında bal üretiminde de iyi bir noktada olup, balı meşhurdur. Karacalı’nın dayandığı boy, oldukça büyük bir boy olduğundan, Türkiye’nin birçok bölgesinde aynı ismi taşıyan birçok köyün bulunduğu tarafımızdan tespit edilmiş ve görülmüştür. Samsun Terme, Kırşehir Mucur, Bursa Gemlik, Çanakkale Biga bunlardan bazılarıdır. Anadolu Türk yer adlarının Türkistan ve öteki Türk ülkeleri ile ilişkileri bilinmektedir. Hatta, Özbekistan’da bile benzer ismi taşıyan köye rastlanılmış ve sakinleriyle bir süre sohbet edilmiştir. Türk boylarının Anadolu ve Rumeli’de dağıla dağıla ilerlediği görülmekte olup, bu köylerde yaşayanların gelenekleri ve kültürleri derinliğine incelendiğinde, şüphesiz birçok benzerliğin bulunduğu da görülecektir.
Kanuni Sultan Süleyman dönemi sonrasında, 1578 tarihli Çankırı Sancağına ait bir belge incelendiğinde, bugünkü Kırıkkale bölgesinde bulunan 5 büyük boyun ismi nüfuslar ve ödedikleri vergiler açık olarak görülür. Bunlar; Karacalı, Ulaş, Hacılar, Yahşihan ve Kırık boylarıdır. Bu boylar aynı zamanda Osmanlıların 1500’lü yıllarda uygulamaya koyduğu göç politikasının bir sonucu olarak bu bölgelere bilinçli olarak getirilip yerleştirilmiş Türklerdir (Çiçek ve Saydam, 1996:102-124). Zaten köye ait mezarlıkların incelenmesinden de yaklaşık 500 yıllık olduğu görülmektedir.
Araştırmalar, Karacalıların Oğuzların, “BOZOK” boyuna dayandığını göstermektedir. Bozokların işaretleri yaydır. Oğuzlarda, sağ kol daha üstün sayıldığından Bozoklar, sağ kol sayılırdı. “Kara” ise Türklerin kutsal rengiydi. Karaca kelimesi, “Karayağız” ve “Babayiğit” anlamında kullanılıyordu. Karacalıların, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Kayı boyu ile yakın ilişkileri bulunuyordu. Onlar da Bozok boyundandı. Kayı boyu da tıpkı Karacalılar gibi önce Horasan’a, oradan da Abbasiler döneminde, Bizans sınırlarının korunması için Suriye kuzeyine getirilip yerleştirilmişlerdir. Karacalıların, kendileri gibi Bozok boyuna mensup Dulkadiroğlu beyliği ile de yakın bağları mevcuttu. Dulkadiroğullarının ilk beyinin ismi de Karaca beydi. Fatih Sultan Mehmet’in babaannesi ve Yavuz Sultan Selim’in annesi Dulkadir Beylerinin kızlarıydı. Karacalılar yanında Mahmatlu, Dodurga, Karaca, Araplu, Karakeçili, Eymir, Gündeşli, Musa-Hacılu, Yuva, Tekelu, Kargın, Kavurgalı gibi boy ve oymaklar aynı boya mensuptu. Karacalı boyuna bağlı bazı obalar ise şunlardı: Ulaşlı, Urcanlu, Sevinçlu, Oruç, Beğlu, Söylemezlu.
Karacalı köyünün kültür ve gelenekleri incelendiğinde, Oğuz Türklerinin gelenekleri ile aynı olduğu açıkça görülür. Köye ait yer isimleri de öz Türkçedir. Köy sınırları içinde yer alan bağlık bölgenin isminin “Çevlik” olması bunu kanıtlayan en güzel örnektir. Çevlik, Kaşgarlı Mahmut’un, Divan-ı Lugat-ıl Türk isimli eserinde eski Türklerin, “Bağlık, bahçelik yer” anlamında kullandığı bir söz olarak geçer. Bu isimde Anadolu’da; Kastamonu, Hatay ve Bingöl gibi bölgelerde birçok yer ismi mevcut olup, Kaşgarlı Mahmut’un eseri bilinmediğinden uydurma anlamlar yüklenerek, bazen de maksatlı ve yanlış olarak kullanılmaya devam etmektedir.
Karacalı köyü ülkesine ve vatanına son derece bağlı bir kültürü de bünyesinde barındırır. Yaptığımız küçük bir araştırma sonucu Çanakkale Savaşı esnasında şehit olan Mustafa Oğlu Ali, Kadir Oğlu Hacı Ömer, Mahmut Oğlu Hasan, Abdullah Oğlu Hüseyin, Hamza Oğlu Musa gibi 1915 yılı şehitlerinin isimlerine rastlanılmıştır.
Bu araştırmanın daha da belirgin alanlara yayılarak geliştirilmesi mümkündür. Bu ise araştırma ruhunun oluşturulması ile sağlanacaktır. Araştırmanın temeli ve ana noktaları zaten bu makalede sunulmuştur. Şüphesiz Türk evladı, ecdadını tanıdıkça öz kimliğinin farkına varacak ve daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Kaynakça:
Çiçek, Kemal-Saydam, Abdullah, (1996), “Osmanlı Devleti’nde Nüfus Hareketleri ve Yerleşme”, Yeni Türkiye, Yıl: 2, Sayı: 8 (Mart-Nisan).
Sümer, Faruk. (1972). Oğuzlar, Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Yayınları:170, 2. Baskı: Ankara.
Altın, Yakut. (2008). Dünden Bugüne Kırıkkale, Belen Yayıncılık: Ankara.
Uzunçarşılı, İ. Hakkı. (1994). Osmanlı Tarihi, I. Cilt, Üçdal Neşriyat: Ankara.
Ertürk, M. Fatih. (2013). Osmanlı İmparatorluğu, Kalipso Yayınları: İstanbul.
Alpar, Güray. (2019). Sosyal ve Kültürel Yönleriyle Bingöl, Palet Yayınları: Konya.